"Sana, beni asla tanımamış olan sana." Bilinmeyen kadının R’ye yazdığı mektupta yazdığı ilk cümle. Bir sürü duyguyu içindi barındıran bir cümle bence. Sitem dolu ben seni hayatımın merkezine koydum sen beni tanımıyorsun bu mektup kimden asla bilemeyeceksin ben senin adım seslerini bile ezberlemiştim halbuki. Kırgın ;kaç defa karşılaştık benim yüreğim ağzımda atıyorken sen beni tanımadın anımsamadın bile. Bu giriş cümlesi hikayeyi anlatan cümlelerden biri benim için. Bir kadının onu bırak sevmeyi onu tanımayan hatırlamayan birisine aşık olması kimini göre aşk kimini göre saplantı. “Ölmem sana acı verecek olsaydı eğer, ölemezdim .” Hangi duyguydu bunu yazdıran ve ne kadar benliğinden vazgeçmişti ki ölümü bile onun acısına mağlup olmuştu. Bu aşk mı? Saplantı mı?
Bencede şiir tamda bunun cevabı.
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. "O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.