Tanrım! Günler geçer ama kağıttaki küçücük delik bir türlü büyümezdi. Işık sönük, konuşmalar aptalca olurdu. Ama çalışmamı sürdürürdüm,çünkü yapabileceğim tek şey buydu. Konfüçyüs,"bir dizi mısır yetiştirmek için önce bir ton gübreyi kürekle atmalıdır,"demiş.
Bu eşini bulmaya çalışma-sınama,deneme-yanılma oyununda çok fazla acı var. Ve ansızın bunun bir oyun olduğunu unuttuğunu fark ediyorsun ve gözyaşları içinde her şeyden vazgeçiyorsun.
Evet,körkütük sana aşıktım;hala da öyleyim. Daha önce hiç kimse içimde böylesine bir fiziksel coşku yaratmamıştı. Seni yüreğimden koparıp attım çünkü gelip geçici bir gönül eğlencesi olmaya katlanamazdım. Bedenimi ellerine teslim etmeden önce,fikirlerimi,zihnimi,hayallerimi teslim edebilmeliyim. Oysa senin bunlardan hiçbir anlayacağın yok.