"Ezidiler, günde üç kere güneşe dönüp dua ederler, bazıları köklerinin eski güneş dinine dayandığını söylüyor. O kadar eski bir din ki herkes başlangıcını unutmuş . Bizim burada Süryani manastırları vardır, dört bin yıl önce yapılmış, oraya da dua etmemeye giderler. Bunların inancına göre Tanrı ve yedi melek vardır. Başmelek de Melek Tavus'tur yani onların söyleyişiyle Tavuse Melek. Evet, tavuskuşu biçiminde birmelek, başmelek, Tanrı insanı yaratıp da ona secde etmesini istediği zaman bunu reddetmiş , ben ateşten yaratıldım , o topraktan;ona secde etmem , o bana secde etsin, dediği için cennetten kovulmuş. İşte şeytan lafı buradan çıkıyor. Daha sonra gelen dinlerde şeytanda cennetten kovulduğu için Melek Tavus'un şeytan olduğunu sanmışlar . Bunları da şeytana tapar ilan etmişler. Oysa Melek Tavus cennetten kovulduktan sonra yaptıklarına pişman olmuş , yedi bin sene sene göz yaşı dökmüş dünyadaki bütün ateşleri söndürüp bütün denizleri doldurmuş . Bunun üzerine de Tanrı yani Ezd onu affedip tekrar yanına almış , başmelek yapmış. Ezidilerin inancı böyle oğlum . Melek Tavus'u kutsal sayarlar , şeytan sözünü ağızlarına almazlar. Melek Tavus'un iyi mi kötü mü diye sorarsan , hem iyi hem kötüdür cevabı alırsın, yani hem iyiliğin , hem kötülüğün meleği. İyi insanlardır ama şeytana taptıkları sanıldığı için tarih boyunca zulüm görmüşler , bir türlü iflah olmamışlardır, soyları azalmıştır. İnsanlık ağacının kırılmış dalıdır bu zavallılar. Kendileri de öyle söyler zaten, "İnsanlık ağacının kırılmış dalıyız" derler.