Bir yol bir eve çıkıyor, evin kapısı ve pencereleri açık, gökyüzü masmavi ve güneş bütün ihtişamıyla parlıyor!… Senin manzaranda niye hava kirliliği ya da bulut yok?
Kimsin sen Martin Eden diye sordu kendine. Kimsin sen ? Nesin ? Nereye aitsin ? İşin aslı, Lizzie Connolly gibi kızlara aitsin. Çalışanlar ordusuna, tüm o aşağı, kaba, çirkin insanlara aitsin. Sığırlara ve ağır işlere, kötü kokular içindeki pis muhitlere aitsin. İşte bayatlamış sebzeler. Patatesler çürüyor. Onları kokla lanet olası, kokla onları. Ama sen kalkmış kitap okumaya, güzel müzik dinlemeye, güzel resimlerden hoşlanmayı öğrenmeye, kibar İngilizce konuşmaya, senin gibilerin hiçbirinin aklına gelmeyen şeyler düşünmeye, sığırlardan ve Lizzie Connolly’lerden kendini koparmaya ve senden bir milyon kilometre uzakta duran, yıldızlarda yaşayan solgun ruhlu bir kızı sevmeye cürret ediyorsun! Kimsin sen ? Nesin sen ? Lanetler olsun sana!