Hayat ne garip değil mi? Gün geçtikçe yaş aldığımızı yaş aldıkça da büyüdüğümüzü düşünüyoruz. Büyümek kavramını sadece bedene ve yaşa sığdırıyoruz halbuki iş zihinde ve kalpte bitiyor. Yaptığımız eylemlerde, aldığımız kararlarda, yürüdüğümüz yollarda pişman olmadan ilerlemek herkesin harcı değil. Tek bir an bile olsun pişman olmamak kalpte başlar ve zihinde biter. İşte benim senin için temennim de bu yönde.
Sevmek ve sevilmek dünyanın en kutsal iki duygusu olmakla birlikte tek bedende vücut bulmasının ihtimali de çok düşüktür. Hâlbuki önemli olan bu tek bedene denk geliş değil bu tek beden olmuşluğa zarar vermemek ve onu incitmemektir. İşte benim senin için temennim de bu yönde.
Çaba sarf etmek hayatta insanın vicdanını rahatlatan en büyük eylem olsa gerek. İnsanın içinden gelen ve karşıdaki olay ya da kişi için sarfedilen bir emek gösterisidir. Kalpten gelir, akıl süzgecinden geçer ve fiile dökülür. Önemli olan fiil değil, kalpten gelişidir. Her çabanın ardında kalpten gelen bir istek olmalıdır ki vicdanımız rahat olsun. İşte benim senin için temennim de bu yönde.
Yaş almak, büyümek, görmek, hissetmek güzel şeyler. İnsana yaşadığını hissettirir. Dolu dolu hissettiğin bir yaş diliyorum senin için.