Beril

Beril
@Berilberi
14 okur puanı
Haziran 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·273 syf.··
2024 6. kitabı
"Bu zaman namussuz zamanı. Kimse doğruluk üzere iş görmüyor. Doğru adamı hiçbir işin başına geçirmiyorlar." Neyse 19 yaşına gelip neredeyse ilk kez bir Aziz Nesin kitabı okumak utanç verici olsa da, zira kendi milletimden olan bu yazarın kitapları 16 dile çevrilmiş ve ben Muzaffer Izgü (özlemle, ruhu şad olsun) ile mizah anlayışları bu kadar benzerken nasıl bu kadar gecikirim Aziz Nesin'e bilmem! Neyse geç olsun güç olmasın. Zübük kitabına gelince, anlatılanlar pek çok kişiyi derinden sarsmış. Neden, doğrusu anlayamadım. Kitapta anlatılanlar ile bugün çevreme baktığımda gördüklerim bu kadar benzerken okurlar neye şaşırıyor? Şöyle bir konuşmasını dinlemiştim Aziz Nesin'in, bu milletin %60'ı aptaldır dedikten sonra bir tv programında karşısındaki adam aynen şöyle diyor: -Siz bu millete aptal dediniz, ama bu millet ne şanlı ne alçakgönüllü bir millet ki sizi multi milyarder yaptı Aziz Nesin ise şöyle cevap veriyor: -Ben onlara aptal dediğim halde onlar beni mutli milyarder yapıyorsa bu onların aptallığını ispatlar. Şimdi bu noktada herkesin bu lafı üzerine alınmasını ya da kitapta geçen Zübük karakterine kanacak kadar aptal olduğunu sanmasını anlamıyorum. Zira ben Zübük ile aynı köyde yaşasaydım, kitaptaki köylüler gibi yapmazdım. Neden herkes kendini %60'lık kısımda görüyor, niye herkes aptal olmadığını kanıtlamaya bu kadar hevesli? Bu Zübük denen insanları biz kaldıracağız ortadan, okuyarak, çalışarak onların bizi kandırmasını türlü oyunlarla kendilerini değerli biriymiş gibi göstermelerini biz engelleyeceğiz. Şimdi bakıyorum da keşke Zübükzade Ibraam Bey'in köyüne giden Almanca öğretmeni ben olsaydım. Olduğunuz yeri güzelleştirin, oradan kaçmaya çalışmak yerine. Türkiye, bize emanet, hükümetten siyasilerden önce bize, biz gençlere! "Açtığın yolda, göstediğin hedefe..."
ZübükAziz Nesin · Adam Yayınları · 20008,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·248 syf.··
2024 5. kitabı
Kitap gün gün Ramazan için hazırlanmış. Her gün 8,10 sayfa. Çok zaman almıyor okuması ama size ilke hedef belirlemede yol gösteriyor. Henüz başlardayım. Gördüğüm kadarıyla öyle şu kadar sayfa kuran, bu kadar namaz, bu kadar zikir şeklinde değil de daha çok günlük alışkanlıklarımızı düzenleme, yaptığımız ibadetlerde ki zehirleri giderme olarak hazırlanmış. Ben o yönünü daha çok beğendim. Çünkü ibadetlerin sayısını arttırayım derken ihlası kaçırıp gün sonunda ellerimiz bomboş kalabiliyor. Ayrıca arkadaş grupları, aile topluluğu günü kalbalıkların birlikte okumasına da çok uygun. O gün okuduğunuz konuyu uygularken birbirinizi uyarabilir aranızda hoş sohbet muhabbet oluşturabilir
30 Günde Manevi DevrimHalid Ebu Şadi · Nida Yayınları · 2021779 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2024 4. kitabı
Birçok okur gibi benim de "tarihsel roman" algısıyla okumayı ertelediğim bir kitaptı. Tarihi sevmediğimden olsa gerek. Fakat bu kitap için önyargılı davrandığımı okuduktan sonra anlamış oldum. Yazarın da belirttiği gibi Engereğin Gözü için "tarihsel roman" diyemeyiz. Çünkü tarih bir dekor olarak kullanıldı diyor. Gerçekten de öyle. Daha ziyade Efendi-Köle ilişkisini, İktidar-Birey ilişkisini hadım edilmiş Habeşli siyahi bir Haremağasının gözünden anlatan biraz da psikoloji ile harmanlanmış bir roman. Keza Ağa'nın bile kendini bazen hamam böceği, bazen korkak bazense iktidar hırsı ile kendinden geçmiş duygular içinde görüyoruz. Osmanlı dönemindeki iktidar hırsını, saray entrikalarını, şiddeti, taht oyunlarını, isyanları, erotizmi, cariyelerin yaşayışını kendi gözlerinizle görmüş kadar oluyorsunuz. Kurgu mu yahut gerçeklikle örtüşüyor mu anlatılanlar derseniz, yazar son sayfalarda gerçekliğe uygun olduğunu ifade etmiş. Ben okumayı erteleyerek yanlış yapmışım diyorum çünkü böylesine güzel bir kitap daha önceden okunmalı(ymış). Keyifli okumalar dilerim...
Engereğin GözüZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202524,7bin okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2024 3. kitabı
Uzun uğraşlarım sonrası sanırım arkadaşıma, okuma alışkanlığı kazandıracağım. Dile kolay liseden süre gelen tam on iki yıllık arkadaşlık. Zannediyorum ki o, en yakın arkadaşım benim. Hayatının en ince ayrıntılarını bile anlatır bana, tabi bende ona. Kendisi öğretmendir benim gibi ancak benim aksime atanmış hayatını düzene koymuş biridir. Hayatında yaptığı ve yapacağı her şey sıra içindedir. Önce lise biter, üniversite kazanılır, üniversite biter, sonra askerlik. Askerlikte tamam derken atanma sırası gelir. En nihayetinde atanma işi de tamamdır. Geriye, kafa yapısına uygun bir kız bulup evlenmek ve sonrasında müthiş bir nizam içinde olan hayatını, yapılacaklar listesinden yine sırasıyla devam ettirerek kaçınılmaz olana doğru yol almak kalıyordu. Bu aralar kafası çok karışık arkadaşımın. Bir edebiyat öğretmeni varmış okulda; “Çok güzel bir kız, fiziği gayet iyi saçları, hele saçları öyle güzel ki onu görünce kendimi ona bakmaktan alıkoyamıyorum Anıl.” Diye çoğu zaman onun ihtişamına dem vurarak konuyu açar ve kızın davranışlarında ki tutarsızlıkları ile konuyu enine boyuna tartışarak, ondaki bu tutarsızlığın nedenlerini ve bu nedenlere nazaran bizim çocuğun, ona nasıl davranması gerektiğine dair kararlar alırız. Yine bir gün bu konular üzerine kafa yorarken; “Oğlum Anıl, ne yapacağım ben her geçen gün uzaklaşıyor benden, ne yapmak gerek? Ah bir bulabilsem keşke. Ortak bir yön bulabilsem.” Diye hayıflanırken birden aklına bir fikir geldi; “Aa bir dakika geçen İnstagramında bir kitap paylaşmıştı, onun üzerinden gitsek olmaz mı, ne dersin?” diye sevinçle bana döndü. Bende yardımcı olma arzusuyla fotoğrafı açmasını söyledim. Fotoğrafta Albert Camus’un Yabancısı ve onu tutan bir el gördüm. “Tamam. Varoluşçuluk felsefesini seviyor olmalı. Buna dayanarak varoluşçu yazarları
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Puan vermedi·246 syf.··
2024 2. kitabı
Yavaşla, yavaşça... Bazı kişisel gelişim kitapları bilmediğimiz bir şey söylememekle beraber hemen ayağa kalk, harekete geç, bir şeyler yap, durma, çağrısı yapar dururlar işte bu kitap adeta bir başkaldırı onlara. Bu kitap bize acele etmemeyi, durup durup dinlenmeyi, etrafımıza etraflıca bakınmayı, güzellikleri görmeyi, hemen harekete geçmemeyi öğütlüyor ve nasıl yapılacağına kadar bilmediğimiz çoook şey öğretiyor. Okurken hep kafamda canım Sabahattin Ali'nin "Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: Dünya'da ne gördünüz dese herhalde verecek cevap bulamayız" sözleri yankılandı. Her sayfanın sonunda keşke biraz daha yavaş okusaydım pişmanlığını yaşadım. Sevgili Kemal Ağabey, "Yavaşla" kitabını "yavaşça" okuyamadığım için çok üzgünüm.
YavaşlaM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 202013,2bin okunma
Reklam