Bu kitap, kafa dinlemek, sakinleşmek ve hayattan ufak bir mola almak isteyenler için birebir. Dürüst olmak gerekirse, öyle "ne olacak şimdi?" diye sayfaları çevirten büyük bir aksiyonu veya gizemi yok. Ama zaten kitabın amacı da o değilmiş gibi. Eski hayatından bıkıp, Seul'de küçük bir kitapçı açan Youngju'nun hikayesi üzerinden ilerliyor. Kitap, daha çok kitabevinin o huzurlu, samimi atmosferine odaklanıyor; oraya gelen farklı insanların dertlerini, sohbetlerini ve minik değişimlerini anlatıyor.
Bu kitap, benim de başta biraz tereddütle yaklaştığım, dini bir hikaye anlatıyor diye çekindiğim bir eserdi, ama bir başlayınca elimden bırakamadım. Açıkçası, kitaptaki akıcılık ve karakterlerin gerçekliği dini anlatımın önüne geçmiş. Bu, yazarın anlattığı, "Hadi ya, böyle şeyler gerçekten yaşanmış mı?" diye sürekli durup düşündüren, inanılmaz iniş çıkışlarla dolu gerçek bir hayat öyküsü.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
Gerçekten insana içten bir huzur veren, aşırı naif ve tertemiz bir hikaye. Öyle büyük olaylar, akıl oyunları falan beklemeyin; bu kitap daha çok ufak anların ve sade duyguların peşinde. Okurken öyle anlar geliyor ki, karakterlerin hissettiği acıyı ve mutluluğu resmen hissediyorsunuz, o kadar ki burnunuzun sızladığı bile oluyor. İnsanı hiç yormayan, aksine ruhunu dinlendiren bir akışı var. Bu kitap bitince gerçekten üzüldüğüm, o dünyaya veda etmek istemediğim nadir parçalardan biri olarak kütüphanemde özel bir köşe edindi. Tamamen duygusal bir deneyimdi.