İhtiyar bu hüzünlü sele ayağının altından çıkan toprak rengindeki yalnızlığının sesini dinlerken kalbindeki boşluğun bu kurak dünyadan çok daha uçsuz bucaksız olduğunu hisseti.
İhtiyar, köpeğin başını okşayıp parmaklarıyla tüylerini taradı. Tüylerini tararken, köpeğin kuyuyu andıran göz yuvalarından iki damla parlak mi parlak gözyaşının aktığını gördü. Köpeğin göz yaşlarını eliyle silip, bu kahrolası güneşte ölmek bilmedi bir türlü, dedi, seni kara vicdanlı, köpeğin gözlerini yakarak kör ettin.