Sonra, kendimi notasız birkaç şarkının nakaratına bırakıyorum. Bazen de zihnimde müziği çalınırken sözlerini hatırlayamadığım, dilimde mırıldanan o şarkılara bırakıyorum. Bunlar bedenimde tanımyalamadığım bütün tufanlarıma meal oluyorlar.
Düşünüyor ve düşlüyorum...Sonra haykırıyorum. Her neredeysen, her nerede tutsak kaldıysan, senin bu bilinmeyen yüzünün artık bana uğrama vakti gelmedi mi? Yoksa bu göğüs kafesi daha ne kadar özlemine dayanabilir ki? Sahi, özlemek neydi?