Bu hesap; kitaplar, düşünceler ve içsel yolculuklar için bir duraktır.
Yalnızca kitap tartışmaları ve dünya görüşü paylaşımlarına açık.
Sınırlarına saygı gösteren, samimi ve seviyeli mesajlara yanıt verilir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gerçekliğine inanılmayan bir kadın…
Her yere yetişip kendine geç kalan,
Aldığı her yara izinde tebessümü daim olan…
İnsanlığın özü sevgiyle yoğrulmuşken
nasibine kan emiciler düşen bir kadın.
Bir gün yok olur.
Zaman akar, lakin o durmaya devam eder.
Ne zaman herkese sunduğu anlayış ve sevgiyi
kendisine çevirmeye başlarsa,
gerçek olmadığına inanılan o kadın
uyanır.
Yolu dikenlidir;
her adımı nefesini keser.
Ama değersizliğin dipsiz çukurunda
yaşayan bir ölü olmayı bırakmayı seçmiştir.
Her günü bir mücadele,
her günü kendine kavuşma…
Bazen “tamamım” der,
ağır darbeler bulunduğu yeri hatırlatır ona.
Ve o bilir:
tek kurtuluş yolu yürümeye devam etmektir.
Dışarıdan baharda açan çiçekler gibi
güzellikler saçar.
İçeriden ise
suya hasret, güneşte yanan bir kaktüstür.
Ama o vazgeçmedikçe
açılır… açılır…
Kimseler bu değişime inanmaz.
Elâlem derken,
dipsiz kuyuda görünmeyen varlığı
Kişiler kendi travmaları içine hapis olmuşlardır. En yakınları onların nefes alma yerleri olur. Lakin bu duruma tahammül seviyeleri azalan sevdikleri ilk fırsatta kendilerine çıkış bakar. Süsen ve Karagül , sevdikleri yanında olsun istediler. Ve onların ilk yoklukları ile yüzleşince bunu kaldıramayıp kendi hayatlarına son verdiler. Sevdiklerinin yaşarken ölmesini sağlayan ceza onların intiharı oldu. Geri de pişmanlıkları içinde hapis olacak Safir ve Emir kaldı. Hayat taşıyamayacağın yükü sana verir . Senden de devam etmeni bekler. Ölüm bu acıyı çekmenin yanında kurtuluştur. Lakin yaptığın hatanın cezasını çekmen gerektiğini düşünürsün.
Denizin en dibinde nefes almak gibidir yaşamak…