Bizi kurtaracak Tanrı'nın gelişi, ancak biz kendi içimizde gerekli hazırlığı yaptıktan sonra mümkün olabilir. Bu hazırlık, keşiş olup dağa çıkarak yahut dünyayı terk ederek yapılamaz. Kendi ellerimizle çorak hâle getirdiğimiz toprakları yine kendi ellerimizle suladığımız, yeşerttiğimiz, ekip biçtiğimiz ve koruyup kolladığımız zaman doğru istikamette bir ilk adım atmış oluruz. Varlık'ın çobanı, bekçisi, dostu, yoldaşı ve komşusu olma iradesini gösterdiğimiz zaman sadece Varlık'ı, evreni ve tabiatı değil, kendimizi de kurtarma şansını elde ederiz. Tabiatını ve fıtratını bozduğumuz bu dünyayı bırakıp başka yerlerde yeni yaşam biçimleri aramak temel meselemizi çözmez. Sadece çorak ülkeyi uzaya ve başka gezegenlere taşımış oluruz. Önce aklımıza, kalbimize ve ruhumuza musallat olan kuraklıkla mücadele etmeliyiz.