Olumlu ya da olumsuz hissettiğin bir şey, bütün kararlarını bütün dünya görüşünü etkileyebilir. O "bulantı" aslında kiminin yutkunamaması, kiminin şeftaliden tiksinmesi, kiminin sürekli başının dönmesi, kiminin kandan korkması!
Kitaptaki hikaye üzerine söylenecek çok fazla şey yok aslında.
Hikaye üzerine yazılmış bir eser değil.
Küçük bir kız çocuğu, basit bir kadın, önyargılı bir adam, salt.
Adam birden ikisini sahipleniyor, hikaye kitabın merkezine oturmuyor.
Sana hikayeyi okuma sen "Bulantı"yla ilgilen diyor.
Çünkü o bulantı belki yıllarca yüzleşmediğin, kaçtığın kronik korkun.
Pişman olduğun bir seks macerası.
Belki asansörde mahsur kalma endişesi.
Erkeksen, erken boşalma kaygısı.
Kadınsan orgazm olamadığını eşine söylemekten utanma hali.
Seni diğerlerinden ayıran şey işte bu bulantı.
Seni bir yandan ezip bir yandan farklı bakmanı sağlayan dünya ağrısı.
Bazı kitap uyarlaması filmler, dönüştürüldüğü eserin önüne geçebilir. Zeki Demirkubuz'un Bulantı filmini izlemenizi öneririm.
Sevgiyle.