Bitirdikten sonra damakta rahatsız edici bir etki bırakan 20. yüzyıla damga vuran bir distopya.
Kitabın ana karakterlerinden olan John namı diğer Vahşi ile kitabın ikinci yarısında tanışıyorsunuz. Vahşi ile tanışana kadar bütün detayları ile tasvir edilen yeni dünya düzeni birçok okurunu rahatsız edici bir sarsıntı içine çekiyor.
Bugün "normal" olarak değerlendirilen birçok kültürel öğe yeni düzende müstehcen, ayıp hatta ahlaksızlık olarak nitelendiriliyor. Bunlardan biri de aile kavramı. Annelik bugün ne kadar kutsal ile Cesur Yeni Dünya'da o kadar büyük bir ahlaksızlık. Labaratuvar ortamında şişelerde üretilen embriyolar ebeveyn kavramına oldukça yabancı bir şekilde şartlandırılarak büyüyüp yetişkin oluyorlar.
"Herkesin herkese ait olduğu" düzende aşk- evlilik gibi kavramlar da pornografik ve müstehcen olarak değerlendiriliyor.
İnsanların yalnız başına vakit geçirmesi neredeyse imkansız, hatta yasak denebilir.
Soma adı verilen ve hiçbir yan etkisi bulunmayan uyuşturucular karşılığında çalışan alt ve üst sınıflara ait insanlar acı, duygusal boşluk gibi kavramlardan birhaber.
Mutluluk yegane gerçek ve bu gerçek dışında kalan her şey kötü. Mutluluk için bilimden ve sanattan vazgeçilmiş. Çünkü bilim ve sanat gibi uğraşılar insanları mutsuzluğa itebilir. Bu durum yeni dünya düzeninin istikrarını bozacağı için asla kabul edilemez.
Yeni Dünya'nın dışında kalan ayrıkbölgelerde ise eski geleneklere göre yaşayan ilkel insan toplulukları uygar dünyadan tamamen izole bir şekilde yaşamlarını sürdürüyorlar. Ayrıkbölgeye yaptığı bir seyahat sırasında kaza eseri yerlilerin eline düşen Linda büyük bir ahlaksızlığa imza atarak hamile kalıyor. Bu hamileliğin müstehcen meyvesi ise John yani Vahşi.
Bu elim olaydan yıllar sonra bölgeyi ziyaret eden Bernard ve Lenina, Linda ve oğlu
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma