"Tümdengelim ve tümevarım yöntemlerinin her ikisi de, tıpkı yürürken sol ve sağ ayağımıza birlikte gereksinim duymamız gibi, bilimsel düşünce için birlikte gereklidir."
Yaşlı Sorel'e göre bundan daha tatsız bir şey olamazdı; Julien'in kol gücüne dayanan işlere hiç uygun olmayan, ağabeylerininkine benzemeyen incecik bedenini de hoş görebilirdi, ama şu okuma merakına hiç dayanamıyordu, çünkü kendisi okuma bilmezdi.
Eric Hoffer'ın 1951'de yayınlanan ilk kitabı Kesin İnançlılar, kitle hareketlerinin birey ve toplum özelinde nedenlerinin ve sonuçlarının kritiğidir.
Oldukça ilginç bir hayat hikayesine sahip Hoffer'dan biraz bahsetmek istiyorum.
1900'lerin başında Almanya'dan ABD'ye göçen Yahudi bir ailenin tek çocuğu olarak New York'ta dünyaya gelen Hoffer, 7 yaşında kör olup 15 yaşında tekrar görmeye başlayınca tekrar kör olma korkusunun verdiği açgözlülükle çokça okumaya başlar. Montaigne'nin Denemelerinden etkilenip yazmaya başlayan yazar, oldukça sade bir yaşam sürer.
Time'ın 20. yüzyılın en etkili kitaplarından dediği Kesin İnançlılar'a geri dönelim: Yazar işe kitle hareketlerinin cazibesini anlatmakla koyulur. Bir kitle hareketi kişilere neden cazibeli görünür? Bu sorunun birçok yanıtı var. Hoffer bu noktada bireyi kategorilere ayırmış ve herbir kategorideki birey için kitle hareketlerinin cazibeli görünmesinin nedenlerini açıklamıştır. Fakat bütün bu nedenler insanoğlunun vahşi ve ilkel içgüdülerine dayandığını söylemek yanlış olmaz. Hoffer'a göre birey hangi sosyal statüden olursa olsun, ister fakir ister zengin, ister alim ister cahil(...) bireylere kitle hareketlerinin çekici gelmesinin sebepleri bireyin kendinden ve başarısızlıklarından kaçma isteği, kendi sıkıcı dünyasına anlam arayışı, mutsuzluğunu unutma çabası ve tabi ki bencilliğini doyurma çabası olarak özetlenebilir.
Farklı statülerdeki bu insanların bir kitle hareketine katılma zamanları farklılık gösterebilir. Örneğin hüsrana uğramış, hayatından bıkmış, hayal kırıklığı içinde olan insanların bir kitle hareketine başlangıç aşamasında dahil olması daha olası iken zengin ve üst tabakadan bireylerin son aşamada olaya dahil olması daha muhtemeldir. Bunu basit bir kar-zarar teorisi ile açıklayabiliriz: Olası zararı