-Onu unutamayacaksınız!.. Ondan ayrılamayacaksınız!
-Öyle değil Bedri... Ben ondan ayrılmaya daha evvel kara vermiş bulunuyordum... Her şeye rağmen! Fakat beklemek lazım.... Uzun zaman!
Buna içimdeki şeytan diyordum; müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey, hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...
Artık yeter Ömer... Sana kızgın değilim... Sana kızamayacak kadar seni iyi tanıyorum... Sonra seni seviyorum... Neden sevdiğimi bilmeden seviyorum...Bu sevgiyi her gittiğim yere beraber götüreceğim... Allahaısmarladık... Sende bana kızma... Başka türlü yapamazdım... Allahaısmarladık...