Bertha Mason

Bertha Mason
@Berthamason
Open your heart, ı’m coming home. open.spotify.com/track/7i9wHznK8...
Sefalet Sokağının Merdivenleri
“Geberip gittiğinde, sen de her leş gibi kokacaksın!”
Sayfa 61 - Su-Varış
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
‘ruhun tellerine dokunmuş hiçbir şarkı kaybolup gitmez’
Evet, kökünü hatıralarda bulmayan hiçbir şey, gerçekliğin olgunluğuna erişemez; insanoğlu daha en baştan benliğine katılmamış ve üstüne gençliğindeki yüzlerin gölgelerinin düşmediği hiçbir şeyi sonradan kavrayamaz. Çünkü ruh hep kendi başlangıcında kalır, hep ilk uyanışlarındaki ihtişamı yaşar; son bile ruhun gözünde başlangıcın saygınlığına sahiptir; ruhun çalgısının tellerine dokunmuş hiçbir şarkı kaybolup gitmez ve yine aynı ruh sonsuzluğa akarcasına yenilenen bir bekleyiş içerisinde, daha önce kendisini seslendirmiş olan bütün ezgilerin tonlarını kendi içinde korur. 
Sayfa 57 - Su-Varış
Ne içindeyim zamanın; ne de büsbütün dışında.
Ya Vergillius’un kendisi, hangi esrarengiz geçmişten hangi bilinmez geleceğe taşınmaktaydı? Şu anda yaşadığı, daha çok uçsuz bucaksız bir şimdiki zaman içerisinde süzülüp gitme değil miydi?
Sayfa 52 - Su-Varış
Romalı köleler
(…) bu aynı zincire vurulmuş bu iki insan sanki hiçbir zaman çocuk olmamış, gençliklerinin bahçelerinde oynamamışlardı; sanki vatanlarında dağlar, çayırlar, çiçekler yoktu ve sanki akşam çöktüğüünde uzaklardaki bir vadide çevresine kulak kabartarak, tatlı şırıltılar çıkararak akan dereleri bile hiç olmamıştı; böyle bir ortamda insanın kendi hatıralarına yapışıp kalması, onları koruma uğruna çaba harcayıp özen göstermesi de utanç vericiydi!
Sayfa 45 - Su-Varış
“Gözyaşlarıydı insanı görür kılan.”
Çünkü gözlerin gördüğü asıl hakikat, o tatlı baştan çıkarmalar değildi, hayır, ancak gözyaşlarıydı insanı görür kılan ve gözler, ancak nice acıların ardından görebilen gözlere dönüşüyordu; (…)
Sayfa 43 - Su-Varış