Bugün biz inanıp inanmamaya değil, tanımaya, bilmeye muhtacız. Çünkü çoğunlukla, bilgisiz bir dinin hiçbir değeri olmadığına inanmaktayız. Bugün biz dini öğrenmeye ve tanımaya muhtacız. Bilimi, toplumu, tarihi, kişiliğimizi tanımaya ihtiyacımız var, inanmaya değil. Bunca inanç, bilgiyle iç içe olmadığı zaman yararlı olmadığı gibi, aynı zamanda zararlıdır da.
20. y.y'da batıya hakim olan ruh, saçmacılıktır. Oysa 19. y.y.'a hakim olan ruh ideoloji idi. Bugün 20. yüzyıl batısında hiç kimse ideoloji üretmiyor. İdeoloji üretmek 19. yüzyılların işiydi; 20. y.y.'da bunlarla alay edilmekte.
"Geride kalanlar keyfine baksın diye ölmeye hazır değilim ben."
"Birisi sen yemek yiyebilesin diye canını verdiğinde o yemeği elinin tersi ile itmeye de hazır mısın?"