Balıkçı teknesiyle denize açılan iki adam, fırtına nedeniyle sürükleniyor tekne, buna benzer birçok kitap ve filmde olduğu gibi. Motor bozulur, sürüklenir tekne günlerce. Susuzluk açlık, derken yağmur yetişir imdana. Balık ve kuş eti yenir çiğ olarak. Kitapta maceradan öte kahramanlarin hezeyanları ön planda. Ama yazarin anlatım tarzı mi yoksa çeviriden kaynaklı mı bilemiyorum kitabın içine tam girilemiyor. Geçmişe dönüşlerde aynı olumsuzluk. Bunları hezeyan biçiminde değil de iki kişinin sohbeti esnasında Verde okura yazar daha iyi olurdu.