Ne olmuştu Burak’la geçen dört yılda? Dev bir duygusal kambur edinmem dışında ne olmuştu? Lüzumsuz bir çırpınış. Kaçıp gitmiş umutlar. Ölmüş saatler. Onu sevmiştim, çok, bir insan bir başkasını bu dünyada böyle nadir severdi. Sana iyi gelmeyeni nasıl seversin? Sokakta mı buldun kendini? Bu nasıl bir inattı böyle?
O zaman aç kapını. Kendini, kalbini kemirmekte vazgeç. Öyle tıkalı lavabo gibi oturma. İzin ver, içeri hayat girsin önce. Arkasından gelir güzel güzel misafirlerin. Bir tanesi elbet yatıya da kalır.