“Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg’u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı! Daha hayattayken Bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam dünyanın kendisini hiç görebilir mi?”
Kitabın sonu ağlattı. Martin Eden azap çeken bir ruhtu. Kendisinden öğrenecek çok şeyimiz var. İçimizden biri. Bu yüzden yakın hissedeceğiniz bir dost, bir rehber. Ruhunu özleyeceğim biri. Kendisini saygıyla anacağım.