Betist

Betist
@Betist
Titanic güvertesinde Rubaiyat! Batı'nın gözbebeği, Doğu' nun nadide çiçeğini taşıyor! Hayyam, bize nasip olan şu anı keşke kalkıp görebilseydin!
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Önemsiz olayların tozu ve molozu, onun öyküsünü örtmüştü, çünkü dünya tarihi davetsiz misafirlere hiç tahammül göstermemiştir, kahramanlarını kendi seçer ve sırnaşarak içeri girmeye çalışsalar da, hakkı olmayanlara hadlerini acımasızca bildirir. Kaderin yol alan arabasından bir kere düşen, o arabaya bir daha yetişemez.
O,tamamıyla başkalarının ruh haliyle ilmek ilmek örülmüş birçok kadından yalnızca biriydi. Arzu edildiğinde güzel, akıllı insanlarla bir aradayken zeki, pohpohlandığında kibirli, sevildiğinde aşıktı. Ondan ne beklenirse, o daha fazlasını sunardı, kimsenin onu görmediği, duymadığı, onunla konuşmadığı ve ondan bir şey istemediği bu yalnızlık içinde çirkinleşmiş, aptallaşmış, çaresizleşmiş ve mutsuzlaşmıştı.
Akşam, yavaş yavaş odasına dolarken bunu fark etmedi bile. Çünkü akşam sessizdir. Öğle gibi küstah küstah pencereden bakmaz akşam, karanlık sular misali duvarlardan akarak geçer, boşluğa örtüsünü örter, her şeyi sakin sakin o sessiz taşkınına katıp aşağıya sürükler. Kadın gözlerini kaldırıp baktığında, etrafında karanlık vardı ve sessizlik... Sadece bir yerlerde bir küçük saat sonsuzluğa doğru tıkırdıyordu.
Yalnız bir insanın bir başkası için ne anlama gelebileceğini hiç öğrenmemişti, çünkü hiç yalnız kalmamıştı. İnsanları hep farkedilmez hava gibi değerlendirilmişti fakat şimdi yalnızlıktan gırtlağı düğümleniyordu. Bu yüzden onlara ne kadar muhtaç olduğunu ancak şimdi hissediyor, tüm yalanları ve sahtekârlıklarına rağmen onların ne kadar da insan olduklarını anlıyordu. Her şeyi onların varlığına borçlu olduğunu görüyordu...