Ödünç kitap okumayı sevmem fakat mapusta öyle her kitabı alamamaktan mütevellit, bir dosttan evvelâ ödünç aldığım ardındanda, çıkarken bana hediye edilen o güzelim Nâzım şiirleri.. Bir şiirden birkaç kitap çıkar diyeceğim kadar ince, bir o kadar sade bir dille, şimdi şarkı olup dilimize düşen satırların yazarı.. Bence Nâzım'ın dilinden dinlemeli mapusluğu.. Fizikte tutsak ama Düşünce de hür bir adamın kaleminden. Ben bu kitapta, adaletsizliğide, sevdayıda, merhametide, zulmüde, özgürlüğüde, zindanıda, kavuşmayıda, ayrılığıda,da,da,da... ve daha bir çok şeyi bulabileceğinize inanıyorum.. Temennim o ki, hiçbir fikrin katı savunucusu olmadan, sanatta buluşalım.. Necip Fâzıl'la, Nâzım Hikmet'i şiirde buluşturan her neyse işte tam da orada buluşalım.. Şiir varsa bir yerde, orada güzellik var olur.. Çünkü şiir tüm çirkinliklere bir baş kaldırıdır.. Böylesi güzel bir başkaldırıyı okumanız temennilerimle.
Evet her zaman Naif, Nazan dili.. Cümleler bir kalbe olabileceği en yavaş en ince en hoş şekilde dokunuyor.. Ama her nedense Nar Ağacından sonra yazılsa da, ondan önceki bir dönemin eseri gibi geliyor bana.. Sanki Zirveydi o.. Tabi deneme türü kitapları hariç.. Okuru her zaman olduğu gibi etkilemekte üstüne yok elbette.. 2015 Kasım'da okumuş saat 13.47 de bitirmiş. Sonuna da, "Bir ömrün hatta birkaç ömrün sığdırıldığı satırlar, yazardan okuyucuya intikal etti son harfine kadar. " yazmışım. Sevmişim besbelli.
Klarnet bir hayvan olsaydı onu bukalemuna benzetmek gerekirdi sanırım. Çünkü Avrupa klasik müziğinden klezmere, cazdan alaturkaya kadar, hangi tarzı çalarsa onun kılığına bürünüyor. Bazen New Yorklu , bazen Salzburglu, bazen İstanbullu, bazen Varşovalı bir çalgıyla karşı karşıya kalıyoruz. Tuhaf bir şey.