Berbat bir hikâye bu. O kadar çok çaba sarf ettik ki, yavaş yavaş tuğlaları tek tek yerleştirerek. Ama yıkılması için tek bir an yetti. Daha farkına bile varamadan, her şey yok olup gitmişti.
Biliyorum ki, hayatımın sonuna kadar böyle olacağım ve kimseyi peşimden sürüklemek istemiyorum. Kimsenin, her an, kafamın içindeki zemberek ne zaman boşalacak korkusuyla yaşamasını istemiyordum.
Ama bir şey varsa, eylül sonunun bu güzel ikindisinde herkes mutlu gözüküyordu. İçimi tanıdık olmayan bir yalnızlık duygusu kapladı, çünkü bu görüntünün dışındaki tek kişi benmişim gibi hissediyordum.
Her zaman sevgiye açtım. Ömrümde hiç olmazsa bir kez doyasıya sevgi görmek, bu hisle dolup taşmak isterdim. Sadece bir tek kez. Ama bunu hiç yapmadılar. Bir kere bile. Onlara sarılıp bir şey için yalvarmaya başladığımda beni kendilerinden uzaklaştırıyorlardı ve bana bağırıyorlardı. 'Hayır, bu çok pahalı! İşte tek duyduğum buydu.