Betul

"Kelimelere gerekli özeni göstermiyoruz, öylesine söyleyip geçiyoruz işte. Halbuki hayatın derin anlamı kelimelerde gizli. Hepimiz aşktan bahsedip dururuz öyle. Ama acaba kaçımız bilir gerçekten ne anlama geldiğini?..Bizim kaderimiz bu, anlamını bilmediğimiz kelimeleri yaşamak...İşte, aşk mesela, sarmaşıkla aynı kökten geliyor: ‘ışk’ kökünden. Sarmaşık da aynı aşk gibi yavaş yavaş içine doğru giriyor , yavaş yavaş dolanıyor, yavaş yavaş vücudunu ele geçiriyor, sonunda sen yok oluyorsun, geriye sadece aşk kalıyor. Dünya mesela, ‘aşağılık yer’ demek, ‘aşağı’ ya da ‘aşağılıkların yaşadığı yer’ demek. Dünya çirkin, biz güzeliz, biz...Bu aşağılık yerde aşk gibi şeyler de var, ama biz anlamını bilmiyoruz ki!.. Ayrılık mesela, ayrılığa bir anlam katmak istersen gitmek yeter. Ama gitmek, ayrılık demek değildir. Yani gitmek, sadece gitmektir. Ayrılık, ölümle eş anlamlı..." Tehlikeli Oyunlar
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
CEHALETİN ŞAİRİ
Belki dünya havada süzülüyordur, bilmiyorum. Belki yıldızlar dev makaslarla kesilmiş küçük el işi kağıtlardır. Belki ay donmuş bir gözyaşıdır, bilmiyorum. Belki tanrı sadece sağırların duyduğu kalın bir sestir, bilmiyorum. belki ben hiç kimseyim. Doğru, bir bedenim var ve ondan kaçamıyorum. Kafamdan dışarı uçmak isterdim ama bu imkansız. Yani burada, bu insan formu içinde kalmam kader kitabında yazılı. Hal böyleyken derdime dikkat çekmek istiyorum. İçimde bir hayvan var, kalbimde sımsıkı yapışan, kocaman bir yengeç Bastınlı doktorlar pes ettiler. Neşterler, iğneler, zehirli gazlar ve benzeri şeyler denediler Yengeç hala orada. Büyük bir yük bu. Unutmaya çalışıyorum, kendi işime bakmaya, brokoli pişirmeye, açıp kapatmaya kitapları. Dişlerimi fırçalamaya ve ayakkabılarımı bağlamaya. Dua etmeyi de denedim, ama ben dua ettikçe Daha sıkı tutunuyor yengeç ve acı büyüyor. Bir keresinde bir rüya görmüştüm Bir rüyaydı belki de, yengeç Benim tanrıya dair cehaletimdi, ama ben kimim ki Rüyalara inanıyorum. Anne Sexton
Sevmek, güzel birinde aşkı aramak değil, o kişide bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında kendini bulmaktır. Dostoyevski
Edebiyat
Paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben. Oyuncağı panik olan sayın yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir. Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına? "Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" bir çocuk demiş. Nilgün Marmara
Uçurumlar var diyorum, insanla insan arasında, kendiyle kendi arasında. Nilgün Marmara