"İnsanları aldatan da bu zaten : İnsan hikayecilikten kurtulamaz, kendi hikayeleri ve başkalarının hikayeleri arasında yaşar; başına gelen her şeyi hikayelerin arasından görür, hayatını anlatıyormuş gibi yaşamaya çalışır.Ama yaşamayı ya da anlatmayı seçmek gerek."
"Belki de insanın kendi yüzünü anlaması imkansızdır. Belki de bunun nedeni yalnız yaşamamdır. Topluluk içinde yaşayanlar kendilerini aynalarda, arkadaşlarına nasıl görünüyorlarsa öyle görmeyi öğrenmişlerdir. Benim arkadaşım yok. Tenimin böyle çıplak olması bu yüzden mi? Buna insansız...evet insansız doğa denebilir."
" Ama bilmek ve şahit olmak en büyük mutluluktur. Macera ise büyük bir ibadettir; çünkü O'nun eserini tanımanın başka bir yolu olduğunu görebilmiş değilim."
"Nesnelerin insanlara dokunmaması gerekir çünkü onlar canlı değildir. Aralarında yaşar , onları kullanır, sonra yerlerine koyarız:Yararlıdırlar işte o kadar.Oysa bana dokunuyorlar. Çekilmez bir durum bu. Onlarla bağlantı kurmak korkutuyor beni. Sanki hepsi birer canlı hayvan gibi."