Ona acısını hatırlattığı için özür diledi, acılar konusundaki tecrübesiyle ona üzüntülerini iletti. Böyle durumlarda kurallar belliydi: Nedenini, zamanını, yerini sormayacaksın çünkü detaylar aile açısından utanç verici veya tehlikeli olabilir; kendi kayıplarından da bahsetmeyeceksin ve hepsinden önemlisi ağlamayacaksın, çünkü gözyaşların bir defa akmaya başladı mı dinmek bilmeyebilir.
Serinin üçüncü kitabında Elena ve Tejada ile İspanya’nın kuzeyine Cantabria dağlık bölgesindeki Potes’e gidiyoruz. Potes nüfusu düşük, iç savaşta büyük zarar görmüş ve gerilla mücadelesinin devam ettiği bir yer. Kendi isteğiyle ve Bölge komutanı olarak atansa da Potes bir sürgün yeri Tejada için.
Potes’de insanlar Gardia’nın büyük zulmüne uğramış yıllarca. Yeni Guardia komutanını da haklı olarak sessiz ve düşmanca karşılıyorlar. Ülkeyi yeniden inşa eden Devastated Regions kuruluşu, onları korumakla görevli Policia Armada, hantal bürokrasi, Guardia içindeki güvensizlikler ve muhalif halk arasında tam bir çözümsüzlük içine dalıyor Tejada ve hepsiyle bir mücadele içinde buluyor kendini. Kimseye güvenemediği yalnız bir dönem başlıyor onun için Cantabria dağlarında.
Ağaçtaki Gözcü yalnızlığın, mücadele içinde herkesin grinin farklı tonlarına büründüğü sert bir coğrafyanın hikayesini anlatıyor.
Serinin ikinci kitabında Teğmen Carlos Tejada ve onbaşı Jimenez Salamanca’ya tayin ediliyorlar. Eyalet başkenti olan ve üniversitesiyle ünlü Salamanca, Madrid’den farklı olarak barışçı ve zengin bir şehir; İç savaş’ın kazanan tarafında yer aldığı için zarar görmemiş.
1936’da üniversite rektörü Miguel de Unamuno - romandaki tek gerçek karakter- haksız şekilde görevinden uzaklaştırılınca ona destek veren bazı öğretim görevlileri dilekçeciler diye yaftalanmışlar, görevlerinden uzaklaştırılıp gözetim altında tutulmaya başlamışlar. Tejada Salamanca’ya gelince bu dilekçecilerden birinin cinayete kurban gittiği ortaya çıkıyor. Bir yandan bu dosyayla ilgilenirken diğer yandan da babası dilekçecilerden biri olan Elena’nın şüpheli davranışlarını kontrol etmeye çalışıyor Tejada. Salamanca’dan San Sebastian hatta Biarritz’e uzanıyor hikaye. Avrupa’da ise II. Dünya Savaşı devam etmekte ve Fransa işgal ediliyor.
Serinin ikinci kitabı da sürükleyici. Tejada hala Franco’cu ama işini düzgün yapmaya çalışıyor. ‘Kızıllar’la hala sorunları var; fakat önyargılı değil, adil davranıyor. Değişim olacaksa da yavaş olacak galiba :))))
Unamuno’nun görevden alınmasına sebep olan tören konuşmasında, rektörü Viva La Muerte sloganlarıyla karşılamış General Millan taraftarları. Unamuno ise General Millan’a ‘Kazanabilirsiniz ama ikna edemezsiniz’ cevabını vermiş. Kazanmak aslında giderken dik durabilmek.