İnsanların insan gibi yaşamasını istediğin için gittin. Savaşın insan yüreğini katılaştırmasını, iyilik ve acıma duygularını yok etmesini istemediğin için gittin. Yeryüzünde yalnız soylu ülküler kalıyor, gerisi silinip gidiyor.
Bence gerçek mutluluk bir yaz yağmuru gibi apansız geliyor insana. Farkına varılmadan, yaşadıkça, başkalarıyla kurduğumuz ilişkilerde yavaş yavaş birikiyor, sonra bir yerde toplanıyor. Biz buna mutluluk diyoruz.
Gerçekleri değiştiremezsin, ne bir şey ekleyebilir ne de çıkarabilirsin. Hayat böyle çünkü. Hepimiz bir hamurdan yoğrulmuş, bir düğümle bağlanmışız. Dünyayı anlamak kolay değil. Yaşamak gerek, yürekten anlamak gerek.