... bana şöyle dedi: “Üzüldüğüm tek bir şey var. Biraz daha yaşamak isterdim, şu çocuğun beni hatırlaması için, başka bir şey istemiyorum.“
“Şu çocuğun beni hatırlaması için.“ Buydu hayali, ölümsüzlük fikri ya da ona ne derseniz deyin bir çocuğun hafızasında kalmak.
"Gençliğe yapılan bu vurguyu anlamıyorum" dedi. "Dinle beni. Gençliğin ne kadar korkunç geçebileceğini ben iyi bilirim. Bu yüzden kimse bana ne kadar mükemmel olduğu türküsünü söylemesin. Bütün o mücadeleleri, çatışmaları, yetersizlik duyguları, hayatın kendilerini öldürmek isteyecekleri kadar sefil olduğuna ilişkin hisleriyle bana gelen o kadar çok çocuk var ki...
Ve tüm bu sefilliğe ek olarak, bu gençler bilge de değiller. Yaşamı anlamıyorlar. Ne olup bittiğini anlamadan kim gün be gün yaşamaya devam etmek ister? Eğer şu parfümü sürünce güzel görüneceğiniz, şu pantolonu giyince seksi olacağınız yolunda sürekli yönlendiriliyorsanız ve üstüne üstlük bu söylenenlere inanıyorsanız! Ne kadar saçma. "