Betül Tuzcu

Betül Tuzcu

, bir kitap okudu
10/10
·361 syf.·
Beğendi
·
8 günde okudu
·
2021 1. kitabı
İskender Pala
8.6/10 · 48,9bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Duyduğum sesler, yoldaşım dervişlerin hayret nidalarıydı. Gözlerimi açtım. Örtünün üstünde dört ayrı sofra vardı. Kademe kademe açılan, açıldıkça nimetleri çoğalan dört sofra. Birisi marifet gösterdi de, benimle yine eğleniyorlar diye düşündüm. Ama yüzlerindeki ifade öyle değildi. Abdallardan biri elime yapıştı, diğeri dizimi öptü: “Aman kardeşlik, kimin hatırına dua eyledin, kimin hürmetine istedin ki, sana bu nimet verildi?!.” İnanamadım. Gerçekten benim duamdan sonra mı bu nimetler buraya inmişti? Allah’ım sen aklıma mukayyet ol! Ecinnilere karışmış olduğumdan şüphem kalmadı. Bayıldım, bayılacağım. Birden başım döndü, zihnime bin bir düşünce hücum etti. Oradan kaçmak istedim, ama o gücü kendimde bulamadım. Sonra gayriihtiyari sordum: “Peki ya sizler kimin hürmetine istediniz, ey yarenler!?” Cevap vermek istemediler. Sonunda birbirlerine baktılar ve birisi sanki diğerlerinin de sözcüsü gibi mırıldandı: “Biz, Tapduk Emre’nin kapısında yıllar yılı odun taşıyan bir Yunus vardır, onun hürmetine diye dua eder, isteriz. Çok şükür her gün bize nimet gelir!”
"Mevlana’nın “Yıldızdan geç Yunus, artık güneşe bak!” sözüyle çarpıldığımdan bu yana üç ay geçti. Düşündükçe koca Pir’in yıldızımı güneşe katıp yürümemi istediğinden emin oluyorum. Güneşe bakanın yıldızı görmeyeceği aşikardı. Bu, yıldızın kaybolduğu anlamına mı gelirdi? Belki de asıl mesele buydu. Güneş doğunca yıldızlar görünmüyordu ama kayıp da olmuyorlardı. Gözümüzdeki görme melekesinin boyutunu değiştirebilsek, belki yıldızlar gündüz de görebilirdik Yani onlar her zamanki yerlerinde duruyorlardı. Mesele yalancı aydınlıklardan kurtulmaktaydı; şüphelerden yani. Kalbime güneş ışığı vurduğu zaman bile yıldızımın yine orada durduğundan emin oldum. Yıldız ile güneşi rakip görmediğim sürece yıldızımı güneşte gizleyebilirdim."
Yıldızdan geç Yunus, artık güneşe bak!
"Allah bir kişinin mürit olmasını istediğinde, onun kalbine muradı verir. Bu durumda Allah’ın muradı mürit, müridin muradı O olmak gerektir.” “Sitare ile ben gibi!” demek üzereydim ki “Seven ile sevilen gibi” deyiverdi. ‘Mürit yürürse murat uçar!” Yüzüme baktı. “Kimi hatırlarsın Yunus?” diye sordu. “Sitare’yi” diyecekken cevabımı beklemedi: “Yıldızdan geç Yunus, artık güneşe bak!”"
"Artık bütün dertlere dermanın Allah’a yönelmekte olduğunu biliyordum. Üstelik bu, çok gönül ferahlatıcı bir şeydir. Teslimiyet, insan ruhuna en ziyade yakışan haldir çünkü. Kalpler ancak Allah’ı anmakla sükûn bulur, tatmin olurlar. Bu iki yıl içinde ben dahi bu lezzeti almış, sükûna ermiştim."