Nazarı tams(yok) eden ve belâgatı setreden, zâhire olan kasr-ı nazardır. Demek, ne kadar akılda hakikat mümkün ise, mecâza tecavüz etmezler. Mecâza gidilse de, meâli tutulur. Bu sırra binâendir; âyet ve hadîsin tefsir veya tercümesi, onlardaki hüsün ve belâgatı gösteremez.
Muhâkemat
Hem de, Cehennem'in bir kısmı zemherirdir. Zemherir ise, burûdetiyle yandırır. Hikmet-i tabiiyede sâbittir ki; ateş bir dereceye gelir ki; suyu buz eder. Harâreti def'aten bel' ettiği için, burûdetle ihrak eder. Demek, umum merâtibi ihtivâ eden ateşin bir kısmı da zemherirdir.
Muhâkemat
Belki, fezâda tayerân eden Arz, öyle bir şeyi yumurtlayacaktır ki, o yumurtada Cehennem tamamıyla olunmaz ise, başı veya diğer bir âzâsı matvî olarak tazammun etmiş ki; yevm-i kıyamette derekât ve âzâ-yı sâiresiyle birleşecek, dev-i acîb-i Cehennem, ehl-i isyana hücum edecektir. Yâhû!.. Kendin Cehennem'e gitmezsen hesap ve hendese seni oraya kadar götürebilir. Her otuzüç metrede takrîben bir derece-i harâret tezâyüd eylediğinden, merkeze kadar ikiyüz bin dereceye yakın harâret mevcut oluyor. Bu nâr-ı merkeziyenin bizim galiben bin dereceye bâliğ olan ateşimizle nisbeti ikiyüz defa olduğu gibi; meşhur hadîsdeki "Cehennem ateşi, ateşimizden ikiyüz defa daha şedittir." olan nisbetin aynını isbat eder.
Muhâkemat