Emine Betül Ünal

Emine Betül Ünal
Onların beni anlamalarına imkan yoktu; asla izahat vermeye de mecbur değildim
Sure kelimesinin kullanım sebebi nedir sizce? Zira Arapça'da başka tabirler de seçilebilirdi. Sure aslında suret(görünen yüzü, şekli) olarak yazılır sonu kapalı te okunmadığından sure diye okuyoruz. İşte üstad buna çok güzel bir açıklama getirmiş. "Bu, beşerin kelâmıdır, parça parça yapılışı kolaydır, biz de yapabiliriz." diye şüpheye düştüler. Kur'ân-ı Kerim de, onların kolay zannettikleri yolu, بِسُورَةٍ (sureti) tabiriyle ihtar ve "Haydi mislini getiriniz de, sizin kolay zannettiğiniz parça parça şeklinde olsun." diye, onları kolay addettikleri yolda boğmuştur.
Sayfa 147
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"İ'caz(güzel söz söylemede insanların muktedir olamadıkları derece), zevkîdir; tarif ve tâbir edilemez." مَنْ لَمْ يَذُقْ لَمْ يَدْرِ Yani; fikri ile i'cazı (kuranın mücizeli anlatımı) zevketmeyen, tarif ile vâkıf olamaz; bal gibidir. Dipçe: Bunun için az biraz Arapça bilgisi ve biraz Arap edebiyatı bilgisi ve biraz da Kur'an aşkı lazım
Sayfa 147
"Kur'ân, şek ve şüphelere mahal değildir. Sizin şüpheleriniz, ancak kalblerinizin hastalığından ve tabiatınızın sekametinden neş'et ediyor." Evet, gözleri hasta olan, güneşin ziyasını inkâr eder; ağzı acı olan, tatlı suya acı der.
Sayfa 138
لَوْ كُلُّ كَلْبٍ عَوٰى اَلْقَمْتَهُ حَجَرًا ٭ لَمْ يَبْقَ فٖى هٰذِهِ الْكُرَةِ اَحْجَارُ "Her üren kelbin(köpeğin) ağzına bir taş atacak olsan dünyada taş kalmaz."
Musiki hisse hitap eden müphem bir lisandır. Gönüller onu daima kendilerine çeker. Herkes onu istediğine göre anlamasını bilir. Bundan dolayı bize bu kadar munis gelir. Musikiden mest olanlar her duyduklarını severler ve anlarlar. Bütün hatıralarmızın doldurduğu bir denizde yüzeriz.
Sayfa 89·Kitabı okudu