Ülkesinden kaçtıktan sonra Haçlı ordusuna katılan ve sonrasında esir düşen Cervantes ülkesine dönüp bu eseri yazdığında, eserinin çağlar boyunca üzerinde konuşulacak felsefi derinliğe sahip olduğunun ve bir çok ilke imza attığının farkında mıydı acaba? Hatta roman türünün ilk örneğini yazdığını da bilmiyordu tabi.
Ana karakterimiz Alonso başında tolgası, paslı zırhı ve kılıcı, cılız atıyla yola çıkacağı zaman isminin şövalyelere uygun olmadığını düşünüp kendine Don Kişot adını vermiştir. Uğruna savaşılacak “hayali” bir prenses bulmuştur(tabi kendisi varlığına tüm kalbiyle inanıyordur) ve fakir köylü Sanço Panza’yı da ada sahibi olmak ümidiyle seyisi yapmıştır. Artık her şey tamamsa Alonso tam bir şövalyedir!
Sanço gerçekçi bir karakterken Don Kişot deliliği ifade eder ama bilge bir deliliktir. Bu yüzden ona edebiyatın ilk Bilge-delisi derler.
Yazar Don Kişot karakteri üzerinden İspanyol Hükümetine ve şövalyeliğe bir yergide bulunmuştur. Don Kişot var olan düzene karşıdır, fakirlerin ve ezilenlerin yanındadır, onlar için var gücüyle savaşmaktadır.
Peki bilgelerin düzenle savaşı nasıl sonuçlanır? Delilik bu sefer kazanacak mı? Okuyun ve okutun!