“Nasılsın" derken bile yüreğimi heyecanla dolduran, kanımı tutuşturan sesini işitmenin sevinci sarıyar her yerimi. Hiç bitmesin istiyorum konuşmamız.
Kimbilir ne dayanılmaz acılar içindesin sen de? Nasıl her yerini, orada bir sigara söndürülmüşçesine yakan özlemler içindesin. "Mümkün olsa hep yanında kalır dım" diyorsun, "Hiç senden ayrılmazdım, hep senin olurdum" diyorsun. İşte onun için sana hiç kızamıyorum ya! Bütün isyanım çaresizliklere, bu kahpe imkansızlıklara. bu mesafelere, bu zamana ve bu bizi çepçevre kuşatan insanlara, onların pis kurallarına, beş para etmez inançlarına
Sıkıntılı öğle sonları günün en yaşanınaya değer saatleri oluyor sen gelince. Kızgın bir güneş altında bana karlı dağ yamaçlarının serinliğini getiriyor ellerin.