Betül

Betül
@Bety_Son
Baktığın benim gördüğün sensin..
9/10
·131 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
248 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2023 13:44
Bir İdam Mahkûmun Son Günü isimli eser yaşanmış bir olaydan hareketle kaleme alınmıştır. Bir zamanlar idam suçlularının giyotinle infaz edildiği Grev Meydanı diye kötü şöhretli bir meydan vardı Fransa’da. Bir gün Victor Hugo bu meydanın yakınından geçerken genç bir adamın idam edildiğini görür ve bu olaydan son derece etkilenir. Olayın uzunca bir süre etkisinde kalan Hugo vicdanların da sesini duyurmak maksadı ile eserini kaleme alır. Eser, bir insanı öldürmüş bir mahkûmun duruşması ile başlar. Duruşmaya çıkarken kürek cezasına son derece adi bir ceza olarak yaklaşan mahkûm, ölüm cezasına çarptırılır. Buna göre beş hafta sonra idam gerçekleştirilecektir. O anda kürek çekme, mahkûm için son derece cazip bir ceza olarak görünmeye başlar ama ne yazık ki her şey için çok geçtir artık. Ölüm korkusu mahkûmu zehirli bir sarmaşık edasıyla sarmaya başlamıştır. O anda bir muhasebe başlar ve mahkûm arkada bırakacağı şeyleri, yaşamın güzellikleri ve gençliğini düşünmeye başlar ve bunların kıymetini anlamaya başlar. Mahkûmun ailesini düşünerek yaptığı iç konuşma adeta Hugo’nun vicdanının topluma yönelik yaptığı bir konuşmadır. Genç adam önce annesini düşünür sonra onun zaten yaşlı olduğunu söyleyip karısını düşünmeye başlar. Karısının hastalığından dolayı onun da kısa bir süre sonra öleceği yargısına varan mahkûm bebek yaştaki kız çocuğunu düşünmeye başlar. İşte orada “benim zavallı yavrucuğum! Onun ne suçu var ki” minvalindeki serzenişi idamın bireysel bir vaka olmadığını açık bir şekilde gözler önüne sermektedir. Mahkûm kendi hücresinde artık bir ölüm senaryosu yazmaya başlamıştır bile. Daha önce bu hücrede bulunan kim bilir kaç kişi giyotin denilen ölüm makinesine teslim edilmişti. Onlardan geriye neredeyse hiçbir iz kalmamıştı. Ne büyük bir hüzündü insandan geriye hiçbir şey
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
263 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2023 13:39
Bir vadi düşünün ki yeşilliği,manzarası,akarsuları ve yamacında evler ile içlerinde yaşayan aileler,onların çocukları,torunları ve birkaç nesil onlardan çıkan hayat dersleri veren türlü hikayeler barındırsın. John Steinbeck'in ilk dönem eserlerinden Cennet Çayırı damakta bıraktığı tad ve okuyucuya verdiği geleceğe yönelik nasihatlarla dolu dolu bir kitap.İçinde doğa üzerinden insan unsuruna yaptığı tanımlamalar herkesin kendinden bir şeyler bulup, dersler çıkartabileceği zevkle okunacak bir roman. İnsanda doğaya koşma hissiyatı,şöminenin başında aileyle-akrabalarla hoş sohbet ve huzur uyandırıyor.İçinde barındırdığı içiçe geçen,bağlantılı 12 hikaye ile birlikte insan/doğa tasvirleri sarmalında unutulmaz bir Steinbeck başyapıtı. Okumanızı tavsiye ederim
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20132,130 okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
545 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2023 13:30
Ahmet Raci, çevresi tarafından sevilen, tahsilli bir gençtir. Hayatında somut bir sorundan bahsetmek zor olsa da kalbinde bir ağırlık bulunmaktadır: bildiği şeylerden kuşku duymaktadır. Ruhu, maneviyatı tamamen kabul etmek ister; başaramaz, inkâr etmek ister, kalbi tatmin olmaz. Kısacası hayatı anlamlandıramaz, bildiği şeylere şüphe içinde bocalar durur. Günün birinde arkadaşları ile güzel bir kasabaya üç günlük bir gezi yaparlar. Burada bir mesire alanında zaman geçirecekken, Ahmet Raci, etrafında olup biteni umursamayan iki meczubun konuşmasına kulak misafiri olur. Meczuplardan birinin “zaten hiç ile hep aynı şeydir, lakin cahiller, bir şeyi iki isimle anıyorlar!” şeklindeki ifadesinden sonra dayanamayarak kendisinin var olduğunu, varlık ve yokluğun aynı olamayacağını savunur. Meczupların alaycı ve mağrur tavırları varlığa ilişkin kuşkularını daha da derinleştirir. Gezi dönüşünde, evinin yakınında, gelip geçerken sürekli gördüğü mezarlığa bir kez daha dikkat kesilir ve genel durumun aksine kapısının açık olduğunu fark eder. İçeri girer ve bir kulübeye rastlar. Kulübede birçok yerinde ayna bulunan yamalı cübbesiyle Aynalı Baba ile karşılaşır. Aynalı Baba hürmetle misafirini karşılar, ona kahve ikram eder, gazel okur ve ney üfler… Kahvenin ve neyin etkisiyle Raci, hayal âlemine geçer. İlk gün Buda ile hiçlik zirvesine doğru yola çıkar. Ancak, güzel olan ne varsa içinde barındıran bir sarayın güzelliğine kendini kaptırdığında yolda kalır, Buda onu kovar. Uyandığında Aynalı Baba ona gülümsemektedir. İkinci gün, Zerdüşt’ün ülkesinde uyanır. Zerdüşt’ün huzuruna çıkar, Hürmüz’ün (iyilik) tarafında yer alan bir asker olduğunu söyler, Ehrimen’in (kötülük) askerleriyle savaşacaktır. O, Gazap pehlivanını yenen Hikmet’tir. Hikmet ise düşmanların en çetin olan Nefs-i
A'mak-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Pozitif Yayınları · 201122,4bin okunma
Kitap inceleme ve özeti
10/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
69 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2023 23:30
Martin Eden genç bir denizcidir. Genç denizcinin hayatı deniz ve denizden arta kalan zamanlarda da meyhanelerde geçer. Hayalperest olan ve çalışmaktan hoşlanmaya Martin bir gün meyhanede çıkan kavgada Arthur isimli zengin adamın hayatını kurtarır. Hayatını kurtarması üzerine Arthur Martin’i evine davet eder. Genç denizci gittiği misafirlikte Ruth ile tanışır. Ruth’a aşık olan Martin ona layık olmak adına kendini geliştirmeye başlar. Ruth’a duyduğu aşkla değişmeye başlayan Martin yazar olmayı da aklına koyar. Ünlü bir yazar olacak ve Ruth’la evlenecektir. Zengin aile kızı Ruth’un da Martin’e aşık olması güzel bir aşk yaşamalarını sağlar. Ancak yazmaya başlayan Martin’in yazılarının ilgi görmemesi ve fakirliği Ruth ile aralarında sorunlar yaşanmasına neden olur. Çünkü Ruth genç adamı başarısız bulmakta ve kendisini kurtaracak işlere atılmasını istemektedir. Sevdiği kızın isteklerinin farkında olan Martin onun dediklerini yapmaya ve kendini geliştirmeye çalışır. Ancak yaptığı çalışmalar bir türlü başarılı olmasını sağlamaz ve Ruth onu terk eder. Ruth tarafından terk edildiği dönemde Martin’in savunduğu düşünceler onun sosyalist olarak anılmaya başlamasına neden olur. Yaşadığı ayrılık, insanların ona davranışları ve Spencer isimli filozofun düşünceleri sayesinde Martin yanlış yolda olduğunu anlar. Yazarlık üzerine yoğunlaşmak için gemiden ayrılır. Kendini eserlerine veren Martin bu sırada Brissenden ile tanışır. Onun girişimleri sayesinde eserleri daha çok kişiye ulaşır ve Martin’in iyi bir yazar olduğu ortaya çıkar. Eserlerinin kabul görmesi zengin olmasını da sağlarken eski sevgilisi Ruth ona dönmek ister ancak Martin onu kabul etmez. Zenginlik içerisinde yaşarken arkadaşı Brissenden’in ölümü Martin’in yaşadığı hayatı sorgulamasına neden olur. Geçmişte kendisine
Kitap Önerisi
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
İki Şehrin Hikayesi Konusu
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
361 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2023 23:23
Roman, suçsuz yere 18 yılını hapishanede geçiren Doktor Manette’nin kızı Lucie’ye aşık iki genç Sydney Carton ve Charles Darnay’ın Fransız Devrimi’nin karanlığındaki öykülerini konu edinir. Kitabın isminden de anlaşıldığı üzere olaylar iki şehirde yani Paris ve Londra’da geçmektedir. Biri Fransız diğeri İngiliz olan ve birbirlerine çok benzeyen iki gencin kesişen hayatları ele alınmaktadır. Charles Darnay, aristokrat bir aileye mensup bir Fransız’dır ama ailesi ile tüm bağlarını koparıp, ismini değiştirip İngiltere’de yaşamaktadır. Sydney Carton ise hayattan hiçbir beklentisi olmayan, hiç kimseyi umursamayan, alkolik, tembel bir avukat şeklinde romanda anlatılmaktadır. Charles Darnay, Sydney Carton’ın aksine çalışkan, sorumluluk sahibi, kendine güvenen bir birey olarak tasvir edilmektedir. Fiziksel görünüş olarak birbirine çok benzeyen karakterler, kişilik özellikleri bakımından birbirlerinin zıttıdır. Kişilik olarak birbirine bu kadar zıt olan karakterler aynı kadına yani Lucie’ye aşık olurlar. Lucie’nin tercihi ise Charles Darnay olur. Doktor Manette’nin suçsuz yere hapis yatmasına sebep olan ailenin soyundan olan Charles Darnay ile Lucie evliliği ve Doktor Manette’nin kızına duyduğu sevgiden dolayı bütün intikam hislerini içine atması kitapta çok etkileyici bir şekilde ele alınmaktadır. Sydney Carton’un Charles Darnay’a olan hayranlığı ve Lucie’ye duyduğu aşk romanda konunun seyrini değiştirir. Hatta Sydney Carton’un hem kendi hayatını hem de başkalarının hayatını değiştirecek bir fedakarlıkta bulunacağı ve çok derin duygular içinde olduğu romanda geçen Sydney Carton’un şu cümlelerinden anlaşılmaktadır: “Siz ve kutsal bildiğiniz her şey için her ne olursa yaparım. Hayatımda feda edebileceğim her neyim varsa sizindir. […] Yanı başınızda sizin için canını feda
Kitap Önerisi
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,6bin okunma