Cennet Çayırları

John Steinbeck
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
263 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2023 13:39
Bir vadi düşünün ki yeşilliği,manzarası,akarsuları ve yamacında evler ile içlerinde yaşayan aileler,onların çocukları,torunları ve birkaç nesil onlardan çıkan hayat dersleri veren türlü hikayeler barındırsın. John Steinbeck'in ilk dönem eserlerinden Cennet Çayırı damakta bıraktığı tad ve okuyucuya verdiği geleceğe yönelik nasihatlarla dolu dolu bir kitap.İçinde doğa üzerinden insan unsuruna yaptığı tanımlamalar herkesin kendinden bir şeyler bulup, dersler çıkartabileceği zevkle okunacak bir roman. İnsanda doğaya koşma hissiyatı,şöminenin başında aileyle-akrabalarla hoş sohbet ve huzur uyandırıyor.İçinde barındırdığı içiçe geçen,bağlantılı 12 hikaye ile birlikte insan/doğa tasvirleri sarmalında unutulmaz bir Steinbeck başyapıtı. Okumanızı tavsiye ederim
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20132,134 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2020 12:53
Okuduğum ilk Join Steinbeck eseriydi diyebilirim. Yıllar önce Fareler ve İnsanlar'ı okumuştum ama şu an hatırımda kalan hiçbir şey olmaması nedeni ile ilk kitap sayabilirim:) Cennet Çayırı ismi verilen güzeller güzeli vadinin keşfesilmesi ile başlayan kitap, içinde Cennet Çayırlarında yaşanan 12 farklı yaşamı barındırıyor. Farklı yaşamlarda aynı karakterleri farklı bir yaşanmışlıkta görmeniz bağlantı kurmanızı sağlıyor. Beğendiğim birçok bölüm oldu. Genel olarak kitabı çok beğendim. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20132,134 okunma
Cennet Çayırları
8/10
·208 syf.··
2021 3. kitabı
Fareler ve insalardan sonra yazarın ikinci kitabıydı okuduğum ve yine çok beğendim. Kitap ayrı ayrı hikayelerden oluşsa da Kaliforniyada saklı bir vadiden bahs eder ve tüm hikayeler burada yaşanmakta ve karakterler bir-birine komşudurlar. Oldukca güzel tabiat tasvirleri yapan yazarı sadece bunun için bile okuya bilirim ama o size daha fazlasını veriyor. İnsan, doğa ve çalışmak üzerine karakter ve davranışlarla güzel hikayeler örüyor. bir hikayede yan karakter oan birisi diğerinde ana karakter olarak ele alınıyor ve bu bize insana ve davranışlarına farklı açılardan bakma şansı veriyor. Tavsiye ederim
Roman
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20132,134 okunma
10/10
·208 syf.··
2022 14. kitabı
12 bölümde Cennet Çayırı ve çayır sakinlerinin yaşamına dair anlatılarla örülmüş nefir bir hikaye... 12. bölümdeki Robbie Maltby'in hikayesi en beğendiğim kısım oldu. 2022 yılı için niyetlendiğim Steinbeck külliyatı okumasının ilk kitabıydı. Hepimizin yaşamak istediği bir cennet çayırı var, kimimizin hayalinde kimimizin aklında bir yerde... Bu kitap hayalimizdeki ya da aklımızdaki o yeri anlatıyor... Okusanız seversiniz. :) John Steinbeck
İnceleme
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20132,134 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2019 5. kitabı
Cennet çayırında yaşayan her ailenin evine ayrı ayrı misafir olup hepsinin birbirinden farklı anılarını yaşamış olduğu olayları ve aynı olaylara olan farklı bakış açılarını 12 ayrı öyküde ustalıkla betimlemis Steinbeck.. İnsan Cennet Çayırlarinda yaşamak istemiyor değil
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 20132,134 okunma
Puan vermedi·218 syf.·
2026 4. kitabı
Yazar, sade diliyle şunu hissettirir: İnsan, nerede olursa olsun iç çatışmalarından kaçamaz. "Cennet" gibi görünen yerler bile içimizdeki eksikliği gizleyemez. Kısa hikâyelerden oluşan kitap, akıcı ve düşündürücü bir iz bırakıyor.
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · İletişim Yayıncılık · 20222,134 okunma
Asıl Cennet Nerededir?
8/10
·218 syf.·
2025 117. kitabı
John Steinbeck’in erken dönem eserlerinden Cennet Çayırları (1932), huzur çağrıştıran bir isimle karşılıyor okuru. 12 farklı karakterin öyküsünden oluşan kitapta, hikaye bir İspanyol onbaşının tepenin ardında gizli bir ovayı keşfetmesiyle başlıyor. Onbaşı, yeşilin, sessizliğin, toprağın bereketiyle büyüleniyor ve oraya “Cennet Çayırları” adını veriyor. Fakat bu, her şeyin yanılgısının da başladığı an oluyor. Çünkü gördüğü manzara, insanın içindeki eksikliği örtecek kadar güzel, ama asla dolduramayacak kadar uzak.. Vadinin eşsiz güzelliği, bu güzellikle büyülenen ve oraya yerleşmeye karar veren insanların hikayelerine dönüşüyor. Her biri başka bir hayalle geliyor: kimisi huzur, kimisi sevilmek, kimisi kök salmak, kimisi yalnızlığını unutturacak bir düzen arıyor. Karakterlerin hikayeleri görünmez bağla diğerine bağlı; öyküler ayrı ayrı okunabildiği gibi, bütününde toplumsal bir anlatıya, bir insanlık panoramasına dönüşüyor. Her öyküde merkez bir karakter olduğu gibi, yan karakter de aynı kalabiliyor. Birinin hikayesi başlarken yolda diğerine rastlayabilir; bir diğerinin evinin önünden geçebilirsiniz. Bu özelliğiyle, "short story cycle"(kısa öykü döngüsü) denilen bir türün örneğini teşkil ettiği bilgisine ulaştım. Steinbeck bu yapıyı ustalıkla kuruyor. Vadi, bir sahne gibi. İnsanlar giriyor, bir süre kendi hikâyesini oynuyor, sonra çekiliyor. İnsanı topraktan, doğadan ayırmadan bir anlatı oluştururken; mekanla insan ruhu arasında da çok dengeli bir yapı inşa ediyor. Ancak Steinbeck bu “cennette” hiç kimseyi mutlu etmiyor. Her öykü, aynı toprağın altında başka bir kırılma sesi gibi: Birinin iyiliği, ötekinin yıkımı oluyor; birinin umudu, başkasının kaybına dokunuyor. İnsanın iyi olma çabasının, bazen nasıl zarara dönüştüğünü gösteriyor. İyilik bile yanlış yerden geldiğinde, tıpkı o
Edebiyat
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · İletişim Yayıncılık · 20222,134 okunma
"dedim; bu yeşertide bir ceylan yavruladı"¹
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2025 56. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2025 16:00
John Steinbeck coğrafi olarak Amerika'nın tam da kalbinden bir yazar olmasına karşın, fikirsel ve dolayısıyla yazınsal olarak bu kapital çarkın tamamen dışındadır. Eserlerini bir siyasetçi yaklaşımıyla yazmasa da, bu çarkın dışında kalma felsefesini mutlaka öykülerine, hikayelerine, karakterlerine yedirir. Sanırım onun büyük Amerika gibi bir hülyası -en azın azı biz doğulular kadar- yoktur. Steinbeck'in edebi kabiliyeti pek tabii tartışılamaz. Özellikle dünya çapında %70'lik bir oranla tanınma kalibresi azımsanacak bir oran değildir. Onun kaleminin bu kuvveti sistem karşıtlığına dair durduğu noktayla birleşince bu okunma oranı, bir şanstan ziyade haklı bir başarı olarak değerlendirilmelidir. Bu anlamda yazın politikasının, sistemin doğrudan karşısında duran, özellikle tarım işçileri, göçmenler ve yoksullar üzerinden gelişen güçlü bir insani ve ahlak eleştirmeni olma yapısı; siyaset ve soyut fikirlerden değil; toprakla, alın teriyle, açlıkla ve onurla iç içedir. Cennet Çayırı; örneğin bir 'Gazap Üzümleri' ve yahut -konsuna aşina olduğum kadarıyla- bir 'Bitmeyen Kavga' kadar; büyük tarım şirketlerinin küçük çiftçileri sistematik olarak topraklarından ettiği, bankaların “canavar” olarak betimlendiği, bireylerin makinenin bir parçası hâline geldiği, tarım işçilerinin sendikal mücadelelerinin neredeyse sosyalist bir kurguya dönüştüğü, bir metin özelliği taşımaz. Fakat okur eğer yazarı yeterince tanıyorsa, kuş cıvıltılarının, sakin bir rüzgarla dans eden meşe ağaçlarının, çiçeklerin, böceklerin, kendi arasında hiçbir mücadelesi olmayan bir avuç çayır halkının yaşantısını konu edinen, bu pastoral metinde bile, Steinbeck'in yazın felsefesini sezinleyebilir. Yine uzunca bir yazar güzellemesinden sonra esere dönmek icap ederse; Cennet Çayırı birbirine gevşek bağlarla bağlı 12 kısa hikâyeden
Cennet ÇayırıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,134 okunma
Yaşamak öylesine yalancı ki!
8/10
·216 syf.··
2025 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 11:59
Çok başarılı yazarları olmasına rağmen, zevkimce Amerikan edebiyatının yükünü sırtlayan yazardır Steinbeck. Değindiği konular hoşuma gider, anlatımını içten, akıcı ve güzel bulurum. Kült sayılan eserleri dışında; Fareler ve İnsanlar, Sardalye Sokağı, İnci gibi eserlerini okumuş ve çok beğenmiştim. Yoksulluk, ezilmişlik, hayatın sefil tarafı, inanç, umut, azim üzerine bir çok şeye rastlayabilirsiniz eserlerinde. Gerçekçi bir yazar. Okurken de hissediyorsunuz, hayatın gerçeklerini. Toplumcu gerçekçi anlayışı her eserinde zuhur ediyor. Bahsi geçen kitabına gelecek olursam: "Cennet Çayırı (vadisi)" kitabımız cennet gibi tasvir edilen çok verimli ve görsel bir şölen gibi gözler önünde uzanan bir vadide yaşanan olaylar ve insanların hayatlarını konu alıyor. Betimlemeler ve tasvirler gerçek gibi her noktanın gözlerinizin önünde canlanmasına olanak sağlıyor. Yazar bu konuda tam bir ustalıkla resital sunuyor okuyanlara. Diyaloglardaki kişilerin, konuşma esnasındaki jest ve mimikleri bile resim çizer gibi anlatılıyor. Cennet Çayırı adı verilen bu vadide bir sürü insan yaşamakta çoğu çiftçilikle uğraşan, hayatın telaşında olan sıradan insanlar. Sadece bu vadide yaşayan insanlara değil, hayatın süreciyle yolu buraya düşen, uğrayan insanları da görüyoruz. Kimi kısa süreli kimi uzun süreli... Herkesin başka bir öyküsü var. Kitabın bölümlerinde farklı farklı kişilerin hayatlarına dokunuyoruz. Ortak noktaları Cennet Çayırı. Cennet diye tasvir edilen bu yerde herkes bir şekilde , hırsları, ihtirasları, iki yüzlülükleri, yalanları ile kendi cehennemini yaşıyor... Olaylar ve hikayeler birbirinden bağımsız gibi görünsede ana çerçevede hepsi bağlantılı. Kitabın dili ve anlatımı güzel ve anlaşılır. İnsanı sıkmadan, keyifli bir okuma geçirmenizi sağlıyor yazar. Betimlemeler
Cennet ÇayırıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,134 okunma
Anneannemin tabiriyle "Yalan dünyanın cennetine kanman guzum"
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2020 12:21
İsmiyle müsemma cennet gibi bir vadide geçen 12 hikayeden oluşuyor kitabımız. Her bir bölümde kasaba halkından farklı kişiler ana karakter olarak karşımıza çıkmakta. Öykülerin ortak özelliği Cennet Çayırı’nda geçmesi ve Munroe ailesinin elini attığı yeri kurutması. Kitaba besmele çekerek ya da neye inanıyorsanız bir şekilde gardınızı alarak başlayınız efendim, bu Munroe’ların maşallah dediği 3 gün yaşamıyor. Steinbeck yine okutmuyor, bizi vadiye götürüp bizzat olayları yaşatıyor. Bu kitabında da bolca iç ve dış mekan tasvirleri var ve capcanlı pastoral motifleri gözümüzün önüne seriyor. İnsanların yanı sıra doğanın da öyküsünü dinliyoruz. Doğa da dahil her karakterin hikayesi geçmişten başlayarak günümüze geliyor. İnsan psikolojisi ve bunun diplerde köşelerde kalmış her bir detayı, hissiyatı gerçekçi ve yalın bir şekilde inceleniyor. -Burada belirtmek isterim ki Steinbeck’in en sevdiğim yanı, iyiyi de kötüyü de yargılatmayacak biçimde, belirli bir anlayış çerçevesinde bizlere aktarabilmesi ve okuyucuya yeni ufuklar açmasıdır. Örneğin; bir iyiliğin heyecanı içimizi sarmışken aslında büyük bir yıkıma sebebiyet verilmesinin tokadı inebilir yüzümüze. Bana insanların sebeplerini, şartlarını anlamaya çalışma düsturu kazandırmıştır, büyük adamdır.– Başarısızlıklarıyla, yalnızlıklarıyla, umutlarıyla, hevesleriyle, tesellileriyle, vazgeçişleriyle, heyecanlarıyla, içtenlikleriyle ve daha sayamadığım bende uyandırdığı hislerle hafızamda kendini sağlama alan bir eser oldu. Steinbeck hiç okumamış olanlar için başlangıç kitabı olmaya oldukça uygundur. Daha önceden kalemini bilenlerin de severek okuyacağına eminim. Size mutlaka bir şeyler katacaktır.
Edebiyat
Cennet ÇayırıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,134 okunma

Yazar Hakkında

John SteinbeckYazar · 47 kitap
John Steinbeck, (27 Şubat 1902 - 20 Aralık 1968) ABD'li yazar. 27 Şubat 1902'de Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti Salinas kentinde doğdu. 20 Aralık 1968'de New York'ta yaşamını yitirdi. 1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi gerçekçi roman-öykü yazarı. Bir ırgat ailesinin çocuğudur. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen bir aileye mensuptur. Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı. 1920-1926 arasında aralıklarla Stanford Üniversitesi'ne devam etti. Öğrenimini sürdürebilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık gibi işlerde çalıştı. Okulu bitiremedi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazmayı sürdürdü. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler, eserlerinde işçilerin yaşamlarını gerçekçi bir dile anlatmasına büyük katkı sağladı. İlk romanlarından başlayarak hep işçileri, yaşam koşullarını, ilişkilerini anlattı. İlk kitabı " Altın Kupa " (1929). 1936'da yayınlanan "Bitmeyen Kavga"da tarım işçilerinin grevi ve bu greve önderlik eden iki Marksisti anlattı. Amerikan çalışma sistemine keskin eleştiriler yöneltti. Üçüncü kitabı "Fareler ve İnsanlar" 1937'de yayınlandı. Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu. Kendisine "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri" 1940'ta sinemaya aktarıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında daha çok ideolojik eserler verdi. İzleyen yıllarda politikadan uzak, eğlendirici yanı ağır basan duygusal öğelerin de yer aldığı eserler ve senaryolar yazdı.1962'de edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.