Cennet Çayırları

John Steinbeck
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 55. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2021 21:39
Odaklanma ve kitap okuyamama sorunumun devam ettiği, yaklaşık iki haftalık süreyi John Steinbeck ile geride bıraktım. Böyle zamanlarda iyi yazarların, iyi kitaplarını okumak, eski okuma şevkimi kazanmama yardımcı oluyor. Cennet Çayırları adından anlayabileceğimiz, doğa harikası, cennet gibi bir yer. Gören herkesin içinde huzur hissettiği, yaşama isteği uyandıran küçük bir ova. Bu yemyeşil ovada yaşayan insanların hikayelerini on iki öyküde anlatmış Steinbeck. Her öykü neredeyse birbirinden bağımsız olsa da, Steinbeck'in doğa tasvirleri ana temayı sağlamış. Okumanın bizi ileriye götürecek tek kurtuluş olduğunu daha sık düşündüğüm şu günlerde kitabı herkese tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,130 okunma
Cennet Çayırları sakinlerinin hikâyeleri
10/10
·208 syf.··
2025 18. kitabı
Kitapta on iki bölüm bulunuyor.Her bölümde Cennet Çayırları'nda yaşayan insanların ilginç hayat hikâyeleri ve birbirleri ile olan bağlantıları dikkat çekiyor. Özellikle beşinci bölümdeki olay beni çok etkiledi. Her bölüm kendi içinde gayet akıcı bir dille kaleme alınmış.Ben severek okudum, tavsiye ederim. Kitapta en çok sevdiğim alıntılar: * "Küçük iyi şeyleri her zaman küçük kötü şeyler yok eder. Büyük bir şeyin zehirli ya da hilekâr olması çok ender bir olaydır. Bu nedenle insan düşüncesinde büyüklük iyiliğin, küçüklük ise kötülüğün simgesidir." *"Hiçbir şey, kendimizde de görebileceğimize inandığımız şey kadar korkunç değildir."
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,130 okunma
9/10
·208 syf.··
2023 77. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2023 23:18
**bir öğretmenim, "master of description" demişti bu adam hakkında. yıllar sonra gerçekten de bu lafı hakettiğine inanıyorum artık. ironiyi de çok iyi yapar steinbeck. bazen o kadar iyi yapar ki ilk okuyuşta, ikinci okuyuşta anlayamazsınız, uzun uzun düşünmeniz gerekir hakkında. böyle de akıllı bir yazardır kendisi. Orijinalin de 12 hikayenin yer aldığı " Pasture Of Heaven" dilimize çevrilmiş hali ile " Cennet Çayırları" nı 1958 baskısı Varlık Yayınlarından okudum. Çeviri de ise sadece sekiz hikaye yer almakta. Bir vadiden adını alan yerleşim hikayesinin uzun yıllar öncesine dayanan bu yerin, köyün yaşayanları ile ilgili onların kaderlerinin anlatıldığı bir eser. Harikulade tasvirleri, harikulade anlatımla kaleme almış yazar. Birbirinden bagimsiz gibi gorunsede bi sekilde birbirine baglanan oykuler var..oykuler insanlarin umutla yaptigi planlarin husranla sonuclanabilecegini gosteriyor.. Anlatim mukemmel ve surukleyici.. bitirdiginizde farkli bir tat birakiyor..
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,130 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
Cennet Çayırları, Steinbeck’in doğayı fon değil, adeta başlı başına bir karakter gibi resmettiği bir eser. Orada insanlar var: küçük hesaplarıyla, sıradan sevinçleriyle, acılarıyla… Ama esas olan; vadinin kokusu, otların hışırtısı, rüzgârın sessizliği. İnsanların hikâyeleri kısa, gelip geçici; doğa ise baki. Bana kalırsa Steinbeck burada büyük bir hakikati hatırlatıyor: Biz, evrenin en önemli oyuncuları değiliz. İnsan varlığı çayırların ortasında ince bir ot sapı gibi – kırılgan, önemsiz ama bir o kadar da canlı. Her öyküde bir umut, bir hayal kırıklığı, bir kabulleniş gizlenmiş. Okurken şiirsel bir dinginlik veriyor insana. Büyük olaylar yok, kahramanlıklar yok… Sadece yaşamın kendisi var. Bu yüzden bazı okurlar için “durgun” gelebilir ama ben tam tersine o durgunluğun içindeki derinliği seviyorum. Çünkü hayat çoğu zaman öyle: büyük patlamalar değil, küçük titreşimlerdir bizi şekillendiren. Kısaca: Bu kitap, insanın kendini fazla önemsememesi gerektiğini fısıldıyor. Doğa hep kazanır, insan geçer gider. Ama işte o geçiş sırasında yaşanan küçük hikâyeler, bize ölümsüzlük tadı bırakıyor.
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,130 okunma
6/10
·208 syf.··
2025 100. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 14:55
"Beslenme ve üreme gibi ihtiyaçların dışında insanoğlunun en çok istediği şey ardında kendinden bir iz bırakmaktır; gerçekten yaşamış olduğunun bir belirtisi belki de." (Sayfa: 55) Monterey, Kaliforniya'da yaşayan bir grup paisano'nun (Meksika kökenli Amerikalılar) hikayesini anlatan bu roman, mizahi ve dokunaklı bir dille yazılmıştır. Kitap, Danny ve arkadaşlarının basit ama renkli yaşamlarını, dostluklarını, aşklarını ve küçük çaplı maceralarını konu ediniyor. Steinbeck, bu karakterler üzerinden insan doğasının karmaşıklığını, yoksulluğun ve özgürlüğün getirdiği çelişkileri ustalıkla işlemiş. Steinbeck'in dili, hem sıcak hem de ironik bir tonda, toplumsal sınıflar ve bireysel arzular arasındaki gerilimi yansıtıyor. Kitap, kapitalist düzene ve maddi hırslara karşı bir nevi bohem yaşam tarzını yüceltirken, aynı zamanda bu yaşamın kırılganlığını da gözler önüne seriyor. Karakter odaklı, hafif mizahi ama düşündürücü hikayelerden hoşlanıyorsanız, bu kitap sana hitap edebilir. İyi okumalar..
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,130 okunma
8/10
·208 syf.··
2025 38. kitabı
Cennetin Doğusu ve Gazap Üzümleri kadar olmasa da güzel bir kitaptı. Bir Vadide geçen 12 hikayeden oluşmakta. Karakterleri farklı farklı, duygusal, gülümseten bazen hüzünlendiren bir anlatımı akıcı öyküler. John Steinbeck kalemini sevenler okuyabilir.
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,130 okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Spoiler içerir. Cennet çayırları, adının çağrıştırdığı gibi cennet gibi doğası ile yeşiller içinde bir çayır... Henüz keşfedilmeden, bu vadiye yolu düşen herkesin tek düşündüğü: burada yaşayan insanın ne çok huzur ve rahata kavuşacağı düşüncesi. Dışardan böyle düşünüyorlar ama bir de yaşayanlara sormak lazım. Bu güzel, verimli topraklara yerleşen ondan fazla ailenin hikayesini okuyorsunuz kitapta. Kimi içinizi ısıtacak kadar güzel başlıyor hikayeye ama sonu hep hüsran. Hepsinin neredeyse ortak özelliği gibi aradığını bulamamak, huzura kavuşamadan göçüp gitmek.. O kadar güzel bir betimleme ile anlatılmış ki, hiç sıkılmadan okuyup bitiriveriyorsunuz. Ama bitince de bir burukluk işte içinizi kaplayan.
Edebiyat & Roman
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · Bilgi Yayınevi · 19902,130 okunma
Puan vermedi·218 syf.·
2026 4. kitabı
Yazar, sade diliyle şunu hissettirir: İnsan, nerede olursa olsun iç çatışmalarından kaçamaz. "Cennet" gibi görünen yerler bile içimizdeki eksikliği gizleyemez. Kısa hikâyelerden oluşan kitap, akıcı ve düşündürücü bir iz bırakıyor.
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · İletişim Yayıncılık · 20222,130 okunma
Asıl Cennet Nerededir?
8/10
·218 syf.·
2025 117. kitabı
John Steinbeck’in erken dönem eserlerinden Cennet Çayırları (1932), huzur çağrıştıran bir isimle karşılıyor okuru. 12 farklı karakterin öyküsünden oluşan kitapta, hikaye bir İspanyol onbaşının tepenin ardında gizli bir ovayı keşfetmesiyle başlıyor. Onbaşı, yeşilin, sessizliğin, toprağın bereketiyle büyüleniyor ve oraya “Cennet Çayırları” adını veriyor. Fakat bu, her şeyin yanılgısının da başladığı an oluyor. Çünkü gördüğü manzara, insanın içindeki eksikliği örtecek kadar güzel, ama asla dolduramayacak kadar uzak.. Vadinin eşsiz güzelliği, bu güzellikle büyülenen ve oraya yerleşmeye karar veren insanların hikayelerine dönüşüyor. Her biri başka bir hayalle geliyor: kimisi huzur, kimisi sevilmek, kimisi kök salmak, kimisi yalnızlığını unutturacak bir düzen arıyor. Karakterlerin hikayeleri görünmez bağla diğerine bağlı; öyküler ayrı ayrı okunabildiği gibi, bütününde toplumsal bir anlatıya, bir insanlık panoramasına dönüşüyor. Her öyküde merkez bir karakter olduğu gibi, yan karakter de aynı kalabiliyor. Birinin hikayesi başlarken yolda diğerine rastlayabilir; bir diğerinin evinin önünden geçebilirsiniz. Bu özelliğiyle, "short story cycle"(kısa öykü döngüsü) denilen bir türün örneğini teşkil ettiği bilgisine ulaştım. Steinbeck bu yapıyı ustalıkla kuruyor. Vadi, bir sahne gibi. İnsanlar giriyor, bir süre kendi hikâyesini oynuyor, sonra çekiliyor. İnsanı topraktan, doğadan ayırmadan bir anlatı oluştururken; mekanla insan ruhu arasında da çok dengeli bir yapı inşa ediyor. Ancak Steinbeck bu “cennette” hiç kimseyi mutlu etmiyor. Her öykü, aynı toprağın altında başka bir kırılma sesi gibi: Birinin iyiliği, ötekinin yıkımı oluyor; birinin umudu, başkasının kaybına dokunuyor. İnsanın iyi olma çabasının, bazen nasıl zarara dönüştüğünü gösteriyor. İyilik bile yanlış yerden geldiğinde, tıpkı o
Edebiyat
Cennet ÇayırlarıJohn Steinbeck · İletişim Yayıncılık · 20222,130 okunma
"dedim; bu yeşertide bir ceylan yavruladı"¹
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2025 56. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2025 16:00
John Steinbeck coğrafi olarak Amerika'nın tam da kalbinden bir yazar olmasına karşın, fikirsel ve dolayısıyla yazınsal olarak bu kapital çarkın tamamen dışındadır. Eserlerini bir siyasetçi yaklaşımıyla yazmasa da, bu çarkın dışında kalma felsefesini mutlaka öykülerine, hikayelerine, karakterlerine yedirir. Sanırım onun büyük Amerika gibi bir hülyası -en azın azı biz doğulular kadar- yoktur. Steinbeck'in edebi kabiliyeti pek tabii tartışılamaz. Özellikle dünya çapında %70'lik bir oranla tanınma kalibresi azımsanacak bir oran değildir. Onun kaleminin bu kuvveti sistem karşıtlığına dair durduğu noktayla birleşince bu okunma oranı, bir şanstan ziyade haklı bir başarı olarak değerlendirilmelidir. Bu anlamda yazın politikasının, sistemin doğrudan karşısında duran, özellikle tarım işçileri, göçmenler ve yoksullar üzerinden gelişen güçlü bir insani ve ahlak eleştirmeni olma yapısı; siyaset ve soyut fikirlerden değil; toprakla, alın teriyle, açlıkla ve onurla iç içedir. Cennet Çayırı; örneğin bir 'Gazap Üzümleri' ve yahut -konsuna aşina olduğum kadarıyla- bir 'Bitmeyen Kavga' kadar; büyük tarım şirketlerinin küçük çiftçileri sistematik olarak topraklarından ettiği, bankaların “canavar” olarak betimlendiği, bireylerin makinenin bir parçası hâline geldiği, tarım işçilerinin sendikal mücadelelerinin neredeyse sosyalist bir kurguya dönüştüğü, bir metin özelliği taşımaz. Fakat okur eğer yazarı yeterince tanıyorsa, kuş cıvıltılarının, sakin bir rüzgarla dans eden meşe ağaçlarının, çiçeklerin, böceklerin, kendi arasında hiçbir mücadelesi olmayan bir avuç çayır halkının yaşantısını konu edinen, bu pastoral metinde bile, Steinbeck'in yazın felsefesini sezinleyebilir. Yine uzunca bir yazar güzellemesinden sonra esere dönmek icap ederse; Cennet Çayırı birbirine gevşek bağlarla bağlı 12 kısa hikâyeden
Cennet ÇayırıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,130 okunma

Yazar Hakkında

John SteinbeckYazar · 47 kitap
John Steinbeck, (27 Şubat 1902 - 20 Aralık 1968) ABD'li yazar. 27 Şubat 1902'de Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti Salinas kentinde doğdu. 20 Aralık 1968'de New York'ta yaşamını yitirdi. 1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi gerçekçi roman-öykü yazarı. Bir ırgat ailesinin çocuğudur. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen bir aileye mensuptur. Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı. 1920-1926 arasında aralıklarla Stanford Üniversitesi'ne devam etti. Öğrenimini sürdürebilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık gibi işlerde çalıştı. Okulu bitiremedi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazmayı sürdürdü. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler, eserlerinde işçilerin yaşamlarını gerçekçi bir dile anlatmasına büyük katkı sağladı. İlk romanlarından başlayarak hep işçileri, yaşam koşullarını, ilişkilerini anlattı. İlk kitabı " Altın Kupa " (1929). 1936'da yayınlanan "Bitmeyen Kavga"da tarım işçilerinin grevi ve bu greve önderlik eden iki Marksisti anlattı. Amerikan çalışma sistemine keskin eleştiriler yöneltti. Üçüncü kitabı "Fareler ve İnsanlar" 1937'de yayınlandı. Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu. Kendisine "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri" 1940'ta sinemaya aktarıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında daha çok ideolojik eserler verdi. İzleyen yıllarda politikadan uzak, eğlendirici yanı ağır basan duygusal öğelerin de yer aldığı eserler ve senaryolar yazdı.1962'de edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.