Adı:
Uzun Vadi
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
158
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755707037
Çeviri:
Yalın Karabey, Zeynep Avcı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Dünya edebiyatının en güçlü kalemlerinden, destansı romanların usta yazarı John Steinbeck bu kez anlatının en zor, en rafine türüne; öyküye yöneliyor. Salinas vadisinin tepelerinden, kanyonlarından, küçük kasabalarından geçerek sıradan insanların küçük, yalın dünyalarından evrensel temalar yaratmayı yine başarıyor. 1930'lar Amerikası'nın hüzünlü ama umutlu, yalnız ama direngen karakterleri; kent ve kır, geçmiş ve gelecek arasındaki çelişkilerle boğuşurken, Steinbeck her zamanki titizliğiyle projeksiyonu yazından çok okura döndürüp, başka tür bir sorgulamaya yöneltiyor.

İnsanın yaşadığı coğrafya, zaman ve mekânla ilişkisini incelikli bir biçimde yansıtan öyküler, uzak, farklı ve bir o kadar da benzer dünyaların kapılarını kimi zaman bir çiçek adı, kimi zaman da küçük bir tasvirle açıyor. Aralarında ödüllü öykülerin bulunduğu, efsanevi Güney Gotiğine de selam duran ve 1938 yılında yayımlanan bu derleme, güncelliğinden hiçbir şey kaybetmeden ilk kez Türkçede…
(Tanıtım Bülteninden)
Merhabalar Uzun Vadi kitabı hikaye türünde yazılmıştır ve içerisinde 12 hikaye vardır.Hikayeleri arasında en beğendiğim “Koşum”oldu ve bu hikayeden biraz bahsedecek olursam ana karakter olan Peter eşinin hükmü altında yasamaktadır ve eşinin ölümüyle özgürlüğe kavuşması konu alınmaktadır.Hikayeleri yazarın diğer eserlerinde olduğu gibi genellikle kasaba çiftliklerinde geçmektedir.Hikayeler gerçekten çok güzel ve yazıldığı dönemin Amerikan toplumunun bireyleri ve olayları üzerinde durmuştur.Üslup olarak akıcı ve objektif bir bakış açısıyla kaleme alınmıştır.Şimdiye kadar okuduğum hikayeler gibi ders verme amacı gütmeden objektif bir bakış açısıyla yazılmıştır.Öykü okumayı severlere tavsiye ederim.
Keyifli Okumalar Dilerim
JOHN STEİNBECK ÇOK BEĞENDİĞİM BİR YAZAR.ROMAN VE ÖYKÜLERİNİ SEVEREK OKUYORUM. BU KİTAP KISA ÖYKÜLERDEN OLUŞMUŞ.TÜM ÖYKÜLERDE BİRBİRİNDEN GÜZEL KONULAR İŞLENMİŞ.KONULARI SADE GİBİ GÖZÜKÜYOR AMA ASLINDA ÇOK GÜZEL NOKTALARA DEĞİNİLMİŞ.
İlgimi çeken üç tane hikaye oldu. Bunlardan ilki Yılan başlıklı hikaye. Bu hikayeyi sevemedim. Nedeni ise konusu veya diliyle ilgili bir sorun değildi. Her türlü hayvan üzerinde bilimsel deney yapılmasına karşıyım. Bu sebeple öyküyü zor tahammül ederek okudum.Kitabın sonundaki Bakire Azize Katy kitabın en dolu dolu, en anlamlı en güzel öykülerinden biriydi. Favorim kurgusu, konusu ve yazımı açısından diğerlerinin önüne geçen Johnny Bear öyküsü oldu. Leziz bir hikayeydi.
12 adet hikayenin oluşturduğu kitap. John Steinbeck romanlarında alışa geldiğimiz; içinde bulunduğu ve yaşadığı yer ve zamanın toplumsal ilişkileri, ekonomik güçlüklerin mücadelesi içerisindeki, insan yaşamını bu sefer genelde doğa , tabiat, coğrafyanın içindeki davranış biçimleriyle bireyi ön plana almış olduğunu görüyoruz.
Muhteşem bir giriş var hemen her hikayede, lakin sonuç öyle gelmedi bana. Yazar sonucu; bir gizeme, bir bilinmeze yada okurun algı dünyasına bırakmış. ama bu biraz basite indirgenmişlik gibi adeta. Hatta bazı hikayelerin neden yazılmış olabileceğini sorgularken kendi kendinize, bazılarında ise sonunun neye bağlandığını kavramanız imkansız gibi.
Bazıları ise gerçekten harikulade olduğunu da ifade etmeliyim...
Sıradan olayları ustaca anlatmakta oldukça başarılıdır kendisi. Ama maalesef romanlarındaki tadı hikayelerinde alamadım. Bazı hikayeleri yazmadaki sebeplerini anlamış değilim. Örneğin Yılan isimli hikayesi. Sadece son 2 hikaye olan Cinayet - ki bu hikaye çoğunluk tarafından beğenilir- ve Bakire Aziz Katy hikayelerinde bir şey anlattığına inandığım için çok beğendim.
İnsanların incinmesini, aç kalmasını, gereksiz yere üzülmesini istemem. Hepsi bu kadar basit.
John Steinbeck
Sayfa 7 - Sel yayıncılık
'' Unutmayın ki çocuklar erkek adama ihtiyaç duyulduğunda erkek olurlar. Çevrede bir erkeğe ihtiyaç yoksa kırk yaşında olsa da hala oğlan çocuğu gibi davranan erkekler gördüm.''
John Steinbeck
Sayfa 42 - sel
'' İnsanlara para lazım, biz de temin ediyoruz. Faiz oranlarını kanun belirliyor. Bizimle ilgisi yok.''
John Steinbeck
Sayfa 31 - Sel
Kocası tarlada taşa takılıp Çıngıraklı bir yılanın üstüne boylu boyunca serileli beri- Çıngıraklı Yılan insanı göğsünden soktu mu yapacak fazla bir şey yoktur- yani yaklaşık 10 yıldır çiftliği kadim bakışlı, sıska, kuru bir kadın olan Mama Torres idare ediyordu
John Steinbeck
Sayfa 38 - Sel yayıncılık- 3. Baskı (Kaçış)
''Bahçeme pek de görünmez sayılamayacak milyonlarca peri geliyor sanki. Onları tek tek göremezsin ama milyonlarcası havanın rengini değiştiriyor.''
John Steinbeck
Sayfa 33 - Sel
Root'un sesinde yalnızlık vardı. Birden kendini ne kadar yalnız hissettiğini, evini ne kadar çok özlediğini fark etti. "Onların derdi de bu işte" diye öfke ile ekledi. "Gözleri işlerinden başka bir şey görmüyor ne hale geldiklerini göremiyorlar. Zincirlerine sıkıcı sarılıyorlar."
adam elini uzatıp ona dokunacaktı ama vazgeçip çekti. '' Seni çok seviyorum,'' dedikten sonra durakladı. ''Ama senden korkuyorum da.''
John Steinbeck
Sayfa 27 - Sel

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uzun Vadi
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
158
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755707037
Çeviri:
Yalın Karabey, Zeynep Avcı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Dünya edebiyatının en güçlü kalemlerinden, destansı romanların usta yazarı John Steinbeck bu kez anlatının en zor, en rafine türüne; öyküye yöneliyor. Salinas vadisinin tepelerinden, kanyonlarından, küçük kasabalarından geçerek sıradan insanların küçük, yalın dünyalarından evrensel temalar yaratmayı yine başarıyor. 1930'lar Amerikası'nın hüzünlü ama umutlu, yalnız ama direngen karakterleri; kent ve kır, geçmiş ve gelecek arasındaki çelişkilerle boğuşurken, Steinbeck her zamanki titizliğiyle projeksiyonu yazından çok okura döndürüp, başka tür bir sorgulamaya yöneltiyor.

İnsanın yaşadığı coğrafya, zaman ve mekânla ilişkisini incelikli bir biçimde yansıtan öyküler, uzak, farklı ve bir o kadar da benzer dünyaların kapılarını kimi zaman bir çiçek adı, kimi zaman da küçük bir tasvirle açıyor. Aralarında ödüllü öykülerin bulunduğu, efsanevi Güney Gotiğine de selam duran ve 1938 yılında yayımlanan bu derleme, güncelliğinden hiçbir şey kaybetmeden ilk kez Türkçede…
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 60 okur

  • aysa
  • talha alparslan güley
  • Drkitapsever
  • Tuğba Eroğlu
  • Ali Han
  • Buse Özdemir
  • DeerWoman
  • Sema Son
  • Feyza Alataş
  • Metin Özdemir

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%14.8
25-34 Yaş
%40.7
35-44 Yaş
%18.5
45-54 Yaş
%11.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%7.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%44.2
Erkek
%55.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.6 (3)
9
%13.6 (3)
8
%18.2 (4)
7
%18.2 (4)
6
%18.2 (4)
5
%9.1 (2)
4
%4.5 (1)
3
%4.5 (1)
2
%0
1
%0