Bu seriyi çok seviyorum özellikle 2.kitaba bayılmıştım. Ama bu kitap tam bir hayal kırıklığı oldu.
Aşık olduğu adam ansızın kızı terk edip en yakın arkadaşıyla evleniyor. 7 sene geçiyor. Kızın yaşadığı kasabaya gelip beni affet seni sevmekten hiç vazgeçmedim diyor. Ve sonra karakterlerle beraber okuyucu da affediyor. Neden? Çünkü gerekçesi varmış tehdit edilmiş.
Şunlar affedilebilir şeyler mi? Beni sinirlendiren şeylerin bazılarını madde halinde yazdım:
1. 7 sene sonra kayınpederi ölünce geldi. 20 sene sonra ölse o zaman gelecek herhalde. PARA içinde kızı ve eşiyle başarı dolu yaşam güzel sonuçta
2. Kendini affettirmeye geldi ama bununla beraber eski eşi ve üvey kızını da kasabaya getirdi. Ve eski eşine apaçık kızdan daha fazla değer verdiğini göstermekten kaçınmayarak. Kıza resmen 7 sene önce yaşattığı ihaneti unutmamasını sağladı. Her kızı ve eski yakın arkadaşını gördüğünde ihanetlerini hatırlar artık, ömür boyu beraberler sonuçta.
3. Vivienne nasıl affedilebilir ya. Arkadaşınız aşık olduğunuz adamla evlenip kendi çocuğunun babası yapıyor. Bu da yetmiyor sevgilisi için eski eşinden maçı kaybetmesini de istiyor. Ama tamamen ZORUNLULUKTAN. İğrenç bir karakter. Yazar onu iyi göstermeye çalıştıkça kitabı parçalamamak için kendimi zor tuttum.
4. 7 sene kimseyle beraber olmamış Foster. Aman tanrım o zaman affedelim(!)
...
Foster ve Vivienne'in yüzsüzlüğü beni benden aldı zaten.
Biz sana ihanet ettik ama hep zorunluluktan. Bizi affet beraber eski eşim, üvey kızım, sen, ben musmutlu bir aile olalım. Ama kızım ve eşim benim için çok önemli sürekli yüzyüze olacağız. Senin hiçbir suçun yok. Her şeyi ve hayatını berbat eden biziz, sana ihanet eden yine biziz ama sonuçlarına katlanmak zorunda olan sensin. Artık beraber musmutlu yaşarlar . Nasılsa yüzsüzler
Mia seride en merak ettiğim karakterdi. Bir hevesle başladım kitabına. Begendigim ve keyif aldığım bir sürü yer oldu. Lakin aradığımı bulamadım. Böyle olmamalıydı.
Mia:
O ailenin içinde babasının Bratva işlerine katılmak isteyen tek kız. Küçüklüğünden beri böyle. Piercinglere bayılan, elbiselerden eden biri. Pembe saçları, piercingleri, dövmeleri vb. ile farklı bir tarzı var.
Cesur ve idealleri olan biri.
Hazırcevap hali vb. kendisini sevdim. Ama böyle bir karakter bu örgüyle harcanmış.
Dario:
ANLADIK KANKA, ÇOK ÇAPKINSIN. Neredeyse bütün kadınlarla beraber olmuşsun, olmadıkları da seninle birlikte olmak istiyor. Sürekli bir kadın olayı dönüyor, abartmıyorum, SÜREKLİ ve sıkıldım cidden.
Kişiliği bunun üzerine kurulu.
Mia'nın yanına olacak erkek karakter Dario olmamalıydı ya.
Tamam. Dario iyiydi, hoştu ama çapkınlık meselesi çok sıktı ve bir şeyler eksikti. Kimyaları tam değildi.
Dediğim gibi Mia'nın piercing olaylarına BAYILDIM. Cesurluğu ve ne istediğini bilmesine de aynı şekilde. "I want it, I got it" kızı.
Ama yıllarca platoniklik olayı Mia'lık değildi. Dario da Mia'lık değildi. Bu olay örgüsü de Mia'lık değildi.
Zaten yazarda kitabın beklediği gibi ilerlemedigini belirtiyor.
SPOİLER(!)
Mia'nın kısır kalma olayı bence saçmaydı. Mia zaten çocuk fikrine sıcak olmadığını belirtiyordu. Bana göre bu olay yerine kendi isteğiyle çocuk sahibi olmasalardı daha güzel ve farklı olurdu. Bu klişe de Mia'lık değildi.
(!)
Potansiyelinin harcandığını düşündüğüm bir kitap olsa da bu haliyle bile keyifli bir okumaydı. Tek başına bu kitabı okuyanların daha çok seveceğini düşünuyorum.
*Yaş farkı (18-36)