Beg, Borrow, or Steal hayatımın anlamı sarah ne yazarsa okurum ayrıca serinin okuyacağım son kitabı
Problematic Summer Romance yıne cok merak ediyorum
ve son olarak burada bulamadım ama Annabel Monaghan’ın It’s A Love Story adlı kitabı,tam bir yaz okuması ve guzel olacagına ınandıgım bir kitap😘😘😘
Eğer bir kitabı diziye uyarlıyorsanız, değişikliklerin olması doğaldır ama ana olayları değiştiremezsiniz ya. 6. bölümden sonra her şeyin tam tersini yapmayı nasıl becerdiniz? Benim okuduğum Gareth bunları yapmazdı ki yapmadı. Yok, bunu diziye koysalar çok sağlıksız olurmuş. Tamamdır, en medeni sizsiniz. Tamamdır, biz mağara insanıyız. Tamamdır, sizin ilişki yapınız sağlıklı, bizimki değil.
Ben kitabı okumamıştım, önce diziyi izledim sonra merak edip kitaplara baktım. Ve açık söyleyeyim: Yazarın kitapta kelimelerin gücüyle kurduğu çekim ve kimyanın dizide gramı yoktu.
Oyuncuları tek tek beğendim, hatta bazı seçimlere bayıldım. Ama karakterler arasındaki uyum ve enerji o kadar eksikti ki insan bir süre sonra tamamen kopuyor. Üstüne hikâyede yapılan değişiklikler de eklenince ortaya zorlama, ruhsuz ve sıkıcı bir iş çıkmış.
Kitabı okurken hissedilen o yoğun duygu ve gerilim diziye hiç geçmemiş maalesef.
Beğeneceğimi hiç düşünmüyordum. Beklentim sıfır falandı. Ama sevdim şaşkınım.
Öncelikle cidden büyük bir yaş farkı var, hatta okuduklarım içinde en fazlası olabilir. Bu biraz rahatsız etse de çok da takmadım şahsen.
Dominic ve Natalia'yi sevdim. İlk görüşte aşk ve cınsel çekim üzerine ilerleyen bir ilişkileri vardı. Bu baskın olsa da duyguları da hissettim, rahatsız etmedi. Genelde bu tarz kurgularda sadece arzu hissedilir, duygular değil. Bu genelin dışında yani. Sadece biraz daha karşı koyuş beklerdim, arada büyük bir yaş farkı var sonuçta.
Bir diğer güzel yanı. Natalia salak bir karakter değildi. Evet çok bir olayı yok, öyle hayran olunacak zekada değil ama tatlı, normal biri. Ne istediğini biliyor, öyle kendi kendine triplere girmiyor. Tuttuğunu koparan biri. Sadece sürekli "Sen çok deneyimlisin, benden sıkılırsın. Bütün süpermodel kızlar senin peşinde, onlar varken niye ben?" modundaydı. Kaç defa adama bunu söyledi, adam sadece "Sen" dedikçe anlamıyor. Natalia'yı sarsıp kendine gel. Taş gibi kızsın, gençsin, biraz özgüven. O düşünsün daha iyisini bulur mu diye.
Kısacası güzel bir kurguydu. Ben keyif aldım. Okumayı düşünenler ve bu tarz tropeleri sevenler bir şans verebilir.
*Babanın yakın arkadaşı
*Rus mafya prensesi x İtalyan mafya patronu
*Yaş farkı (18-43).
*Diğer kadın erkek dramı yok. Erkek hiç evlenmemiş.
Bu abartı kesinlikle, gerçekte de aşırı rahatsız edici. Ama okuya okuya alışılıyor ya, iyi yazılınca "kitaplarda" göze o kadar batmiyor. Dark romance karakterlerinin ahlaksal olarak en son mesele edeceği şey zaten.