Milliyetçilik, milletin tarihine gömülü hayat kaynaklarında aranmalıdır. O; dilde ve dinde, sanatta ve devlette bulunur. Düğünlere, şarkılara ve çocukların oyuncaklarına varıncaya kadar milletin örfleriyle âdetlerinde yaşar. Bunların hepsi terkedilince millet varlığı bir vehim, milliyetçilik bir sahte vesika halini alır. Yine bunların hepsi mektepte yapılır ve mekteple yayılır.
İnanmak istemiyorum, bilmek istiyorum, gibi sloganlarla dini eleştirenlere rastlarız. Oysa bilginin kendisi de bir inanç türüdür, bilgi doğru olma özelliğine sahip gerekçelenmiş bir inançtır.