Biz insanlar genellikle güzeli, iyiyi ve erdemi değil, bastırılan, mükemmel olmaya, sınırlı, yaşamda dişlerini göstererek bizle kavga eden şeyleri daha çok seviyoruz, ki bunlar erdem ve uyum değil, hata ve isyan dolu şeyler.
Belki de tesadüfler onları bir araya getirmiştir ama bir arada tutan şey çaresizlik yasası. Belki de insanı insanla, bazen de insanı hayvanla kopmaz bir şekilde bağlayan hiç bilinmeyen bağlar da mevcuttur.
İşte birinden soğuma dediğimiz şey hep böyle başlar. Birinin karakterinde önce bazı hatalar görürüz, sonra farkına bile varmadan alttan alta uzaklaşırız, ardından birden onu karşımıza aldığımızı, hatta düşman olduğumuzu anlarız.