"Haydi yoldaşım, yatak için ot, yorgan için gök, yastık için de bir demet ekin alalım; günün yorgunluğunu dindirelim böylece, vadiyi dinleyerek geceyi onun çağıltılarıyla geçirelim."
"Denizin suları dağların ve vadilerin ötesinde dolaşarak bulutlar halinde birikmek için buharlaşıp yükseklere çıkarlar. Tatlı meltemlerle karşılaşınca, ırmaklarda toplanmak, vatanları olan denize kavuşmak üzere yağmur olarak kırlara dökülürler. Bulutların hayatı ayrılık ve yeniden buluşmadır, gözyaşı ve gülümsemedir. Can da öyledir, madde dünyasında yollara düşmek, bir bulut gibi hüznün dağları ve sevincin ovaları üstünden geçmek için Evrensel Ruh' tan ayrılır, sonra ölümün rüzgârlarıyla karşılaşır; o andan itibaren, önceden bulunduğu yere, aşk ve güzellik denizine, Tanrı'ya döner."
"Gece çökerken yeryüzüne, çiçek taçyapraklarını katlayıp uykuya dalar, sarılır arzusuna. Sabahın loş ışıklarında ancak açıları dudakları güneşten bir öpücük almak için. Demek ki çiçeklerin hayatı da yakıcı bir arzu, şehvetli bir birliktir; bir gözyaşı, bir gülümsemedir."
"Kalbimin hüznünü insanların sevinciyle değiştirmem asla, kederle gözlerimden dökülen yaşların kahkahalara dönüşmesini de hiç kabul edemem. Hayatımın hep gözyaşı ve gülümseme ile sürüp gitmesini isterdim: Kalbimi aratan, hayatın sırlarını ve muammalarını anlamama yardımcı bir gözyaşı ve beni insan kardeşlerime yakınlaştıran Tanrı'ya şükrümün ifadesi olan bir gülümseme; kalbi ezik olan herkesle paylaştığım bir gözyaşı ve var olma sevincimi dile getiren bir gülümseme."