125' in üstünde çok nitelikli yazar tarafından " Gelmiş geçmiş en iyi roman" seçilen bir kitaptan bahsediyoruz. Öyle büyük bir ünü var ki dünyadaki birçok insanın klasik dendiğinde aklına gelen ilk eserlerden biri. Çok kalın olması, rus edebiyatına ait olması ve halihazırda bir klasik olması ise birçok okurun gözünü korkutuyor. Okumayan bu geniş kitle ya da belki de okuduğu halde hiçbir şey anlamamış bir kitle tarafından aşk romanı olarak nitelendiğine şahit oluyoruz. Oysaki Anna Karenina aşk dışında çok başka konulardan da bahsediyor. Tolstoy bu kitabında; ölümü, aristokrasiyi, savaşı, toplumsal statüyü, yalanı, intiharı, dini, politikayı, aşkı ve daha birçok konuyu işliyor. Ancak en nihayetinde birbiriyle paralel ilerleyen iki ilişki olduğu söylenebilir. Bunlardan biri Anna' nın Vronskiy'le yaşadığı yasak aşk. Diğeri de geçmişte Vronskiy' nin sevdiği kız olan Kiti'nin, Levin'le ilişkisi.
•
Çoğu insan kitabın adından dolayı kitap boyunca yalnızca Anna Karenina'yı okuyacağı yanılgısına kapılıyor. Ama bakıldığında Anna, kitabın belki de yalnızca üçte birinde yer alıyor. Anna' dan sonra en çok işlenen karakter Levin. Birçok insanın kitapta Tolstoy' un kendisi olarak yer verdiğini düşündündüğü bir karakter. Onun üstünden; siyasetteki, eğitimdeki, tarımdaki, dindeki birçok tartışmaya yer vermiş yazar. Tolstoy'un hayatı okunduğunda da gerçekten Levin'le aralarında birçok benzer nokta olduğu göze çarpıyor. Levin karakterini genel olarak çok sevsem de Levin'in kendisinin değil de Tolstoy'un konuştuğunu hissettiğim bölümlerde biraz sıkıldım açıkcası.
•
Kitap boyunca çok farklı bölümleri çok farklı karakterlerin bakış açısıyla okuyoruz. Bir bölümde Anna' nin hislerine şahit olurken diğer bölümde Vronskiy'i ve yaşadıklarını okuyoruz. Anna'yı okurken Anna'ya, Vronskiy'i okurkense