İnsana saygının azaldığı devrimiz de alışveriş münasebeti de bir zulüm münasebeti haline gelmektedir. Hepsinden ziyade bizi kurtardığını söyleyen eller bile zulmediyorlar: Devletliler, servetliler kuvvetliler..
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herhalde ölüm, kendinde bir sırrı saklamaktadır. Hiçten her şeyin çıkmayışı gibi, her şeyden de hiçin çıkmayacağını anlamak güç olmasa gerek. Herhalde ölüm, sonsuz dileklerle yüklü hayat kervanının ebediliğe açılan kapısıdır. Hem o kutsal kapıdır. O kapıdan geçmezsek dünya zindanın azapları ile işkencelerine dayanamazdık.
Sonsuz yaşansa bile rüyasını lezzetine doyulmayan tabiat gibi, sistemlerine bile hasret duyduğumuz, hem daha yanlarında yaşarken hasretini çektiğimiz insanlardan ayrılmak, insan denen yaratığın katlanamayacağın şeydir. Bâri hâtıralar kalsa...
Herşeyin fâni, vefasız oluşu, olayların üzerimizdeki izleri olan hatıralarında zamanla silinmesi, unutmak denilen o müthiş hem de kurtarıcı musibet, erken hayat yolunda adım adım öldüğümüzü göstermiyor mu? Her şey bir hiçe doğru götürüyor sanki. Bunca varlıkların gayesi, varlıklarının hikmeti bizi bir yokluğa teslim etmekmiş.