Elinde hiçbir şeyi kalmamış bir insanın dahi, kısacık bir an için bile olsa, sevdiğine ilişkin düşüncelerden nasıl mutluluk duyabileceğini anladım.
İnsanın kurtuluşu sevgiyle ve sevgidedir.
Artık çok iyi öğrendiğim tek bir şey biliyordum:
Sevgi fiziksel bir varlık olarak, sevilen kişiden çok daha öteye gidiyordu. En derin anlamını tinsel varlıkta, iç benlikte buluyordu.
Onun gerçekten var olup olmadığı, yaşayıp yaşamadığı önemini bir ölçüde yitiriyordu.
Benim kadar boş vakti olmayan cimriliğin, yükselme hırsının, kavgaların, davaların verdiğini aşk daha rahatlıkla verebilirdi bana: Kendime daha iyi bakar, daha dikkatli, daha tokgözlü, daha alımlı olurdum; ruhumu umutsuzluktan, bezginlikten kurtarıp kendi kendiyle barıştırırdı.
Ama bu mutluluğa yeniden ermenin hiç de kolay olmadığını iyi bilirim.