Bu kitabı genel olarak beğendim.
İnsan doğası, istekler, acı ve yaşam üzerine derin düşünceler içeriyor.
Özellikle irade ve sanatla ilgili bölümleri oldukça etkileyici buldum.
Schopenhauer’un karamsar bakış açısı zaman zaman ağır gelse de, düşündürücü ve özgün bir felsefesi var.
Ancak kadınlar hakkında yazdıklarını rahatsız edici buldum.
Kadınlara dair görüşleri oldukça önyargılı ve tek taraflı.
Bu ifadeler, kitabın felsefi değerini gölgede bırakmasa da, eleştirel bir bakışla değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Genel olarak düşündüren, fakat bazı yönleri sorgulanarak okunması gereken bir eser.
Felsefe ve psikolojiyi harmanlayan, düşündürürken duygulandıran bir kitap. Nietzsche ile bir doktorun terapötik sohbetleri üzerinden; acı, aşk, yalnızlık ve özgürlük gibi kavramlar sorgulanıyor. Ağır görünse de dili akıcı ve etkileyici. Derin ama yormayan bir kitap arıyorsan mutlaka oku!
- Kutsal olan hakikat değil, kişinin kendi hakikati için çıktığı arayıştır! Kendi kendini sorgulamaktan daha kutsal bir şey olabilir mi?
-Bir daha incinmemenin yolunu bulmuştum. Eğer kimsenin benim için önemli olmasına izin vermezsem bir daha asla böyle bir kayıp yaşamazdım.
-Belki de sevdiğiniz insanları düşünmektesiniz; ama daha derinlere inin… Sonunda, sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz. Siz, bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz. Siz arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil..
-Yalnızlık, ruhun en derin sırlarını keşfetmek için bir fırsattır.
-İdeal evlilik ilişkisi, her iki insanın da yaşamını sürdürmesi için bu ilişkiye muhtaç olmadığı zaman kurulandır.