"Alçağın biriydi de ondan."
"Ayıp yav!" diye azarladı Ali. "Ölmüş birinin ardından nasıl konuşuyorsunuz böyle."
Bu defa ona hak verdim, biraz ağır konuşmuştu Namık.
"Ölmüş olması insanı alçaklıktan kurtarmaz ki." Hayır, savunma yapmıyordu, sakin sakin izah ediyordu. "Hepimiz öleceğiz. Gözlerimizi hayata yumunca yaptığımız kötülükler silinecek mi? İşlenen cinayetler, işlenmemiş mi olacak? Zalimlikler yaşanmamış mı sayılacak? Kötüler ölünce alçaklıklarından kurtuluyorsa, iyi insanların yaptıkları olumlu, güzel şeyler ne olacak?" Eğilerek yardımcımın gözlerinin içine baktı, meydan okur gibi değil, açıklamaya çalışır gibi. "Ölüm, kötüyü aklamaz Ali Komiser. Kötüyü aklayacak tek şey iyiliktir. Yaptığın kötülükten daha fazla iyilik yaparsan aklanırsın ancak. Hayır, Necdet yaşarken iyi biri değildi, ölünce de iyi bir insana dönüşmedi."