Yalnız başıma kalmak istiyorum. Otur biraz da seni dinleyeyim demek istiyorum. Bu karmaşanın gürültü patırtının içinde nasılsın? Ağlamanın,gülmenin bile yasak olduğu bu coğrafyada bir nebze de olsa hissedebilmek istiyorum bazı duyguları,bazı hisleri…Dipte oluşumu hissediyorum.
Aşk şiirleri,aşk şarkıları,aşk hikayeleri okumak dinlemek,yazmak istiyorum. Aşık olmak istiyorum. Coğrafyanın imkansızlığını bir an olsun unutarak. Ağlamanın,gülmenin yasak olduğu bu yerde aşık olmak hayal dahi edilemez. Düşüncesi,konuşulması,hayali dahi ayıp ve tabuludur. Düşmanıdır bu coğrafyanın insanı birbirini seven ve sevmeye çalışanlara. Bilmiyorum ya sevmeyi ya da sevilmeyi bilmiyorlar. Yetmiyor bu kadar acı çektirmek benim insanıma yetmedi,yetmiyor ve de yetmeyecek. Korkutucu,ürpertici… Birisini veya bir şeyi sevdiği için şiddet gören insanlar kapı gibi,mezar gibi cevap oluyorlar. Oysa ne güzel duygu değil midir birisini,bir şeyi, bir hayali sevebilmek. Değerli değil midir bir duyguyu dolu dizgin,doruklarda içinde yaşamak? İnsan olmanın ilk maddesi değil midir sevmek ve sevilebilmek. İnsan sevgisiz yaşar mı hiç. Yaşayamıyoruz.Tıkanıyoruz.Sendeliyoruz. İşte bu duygu benim coğrafyamda yasak ve prangalı. Şaşırdığım tek şey sevgisizliğe kimse karşı değil. Saf kötülük,bencillik,duygusuzluğa karşı hep bu insanların saygısı var. Benim coğrafyamda sevgi şiirleri yazdığı için şairlerim sürgün yedi. İnsanlarım kalbime prangalar vurdu. Sesim çok cılız,çırpınışlarım sonsuza kadar sürsün ama yetersiz. Kanatlarımı rehin alıyor bu insanlar. Cezalanıyor insan sevdiği için. Gölgesinde oturduğun çınar ağacı örselenmek istemiyor,sokakta ki hayvanlar şiddet görmek istemiyor,insanlar üzülmek istemiyor,ağaçlar yanmak istemiyor,deniz çöpten taşmak istemiyor,annem ağlamak istemiyor,kardeşim akşam yemeğinde