Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Heyhat! Gel buluşsun gözlerimiz, hatırlayalım beraberce.
Mehtabın altında filizlenen o aşkı yine...
Bakayım tekrar, aşkın çilesini konuşmadan anlatan o gözlerine.