Günümüzde ev hayvanlarına tanınan, ama diğer insanlara karşı esirgediğimiz bu hak: "Topluma karşı olan görevlerini yerine getirip getirmemesine bakmadan her insana herhangi bir kısıtlama olmadan yaşam hakkı tanınması" demektir.
Eğer bir insanın ekmeğini kazanabilmesi yalnızca kendi bilgisine ve yeteneğine bağlı kalsaydı, kişinin kendi değeri de bu yetenekleriyle paralel olarak, yani onun kullanım değeri ile belirlenecekti. Ama başarı, kişiliğin ne kadar süslenip, nasıl satıldığına bağlı olduğu için, bireyler kendilerini bir eşya, bir mal olarak, daha doğrusu hem satılan mal ve hem de alıcı olarak görmektedirler. Artık insanlar kendi yaşamları ve mutlulukları için değil, en iyi biçimde satılabilmek için uğraşır olmuşlardır.